6 Intensjonenes og adaptasjonenes konsekvenser for nettstedenes sjangre
6.2 Mottakerorientert adaptasjon og sjanger
Amerika`nı ÇUŞ’leri endüstrinin farklı sahalarında dünyanın en ünlü ticari markalarını oluşturmaktalar ve ABD dışında da şubeleri bulunmaktadır, ancak bu 2270 firmanın çoğunluğu Amerika topraklarında çalışmaktalar. Bu firmalar, 1997 yılında, toplam satışlarının yüzde altmışını, iş güçlerinin üçte ikisini, maaşlarının üçte dördünü ve yüzde altmış mal varlıklarını Amerika topraklarında tutmuşlardır. Bu şirketler, ABD şirketlerinin ancak yüzde bir oranından az bir miktarını oluşturmaktalar ancak Amerikan ekonomisi ve gelişmesi üzerindeki etkileri birçok açıdan sayıları ile uygun bir orantı içinde bulunmamaktadır (Rahnoma,2009,s.161).
Bu hususta aşağıdaki bulgulara dikkat etmek gerekmektedir;
2007 yılında Amerika`nın ÇUŞ’leri bu ülkenin özel sektörünün gayri safi yurt içi hasılasındaki payı yüzde yirmini oluşturmakla, 1990 yılından itibaren reel GSYİH’deki payı yüzde otuz bir oluşmaktadır ve ortalama olarak bu dönemde yüzde 38 oranında ekonomik gelişmeyi sağlamıştır. Bu firmaların dünya çapında en rakabetçi ve gelişimci sektörlerde faaliyetleri bu ilerlemeye yardımcı olmaktadır.
Bu şirketler, Amerika`nın özel sektördeki üçte bir araştırma ve geliştirme bütçesini temin etmekteler. Bu durum, onların yenilik yaratan araştırma ve gelişmeye verdikleri önem ve değerin göstergesidir.
Amerika`nın ÇUŞ’leri 2007 yılında aşağı yukarı bu ülkenin ihracatının yarısını ve ithalatının üçte birinden çoğunu tek başına yapmışlardır.
Amerika`nın ÇUŞ’leri 2007 yılında özel sektörün iş gücünün yüzde 19`unu ve 1990 yılında istihdam artışının yüzde 11`ini gerçekleştirmişlerdir. Onlar, gelişmiş teknolojinin yaygınlaşmasıyla 1990`lı yıllarda çalışma alanı yaratmaya yardımcı olmuşlardır. Yalnız 2000 yılında “DAT CAM”lar krizinin patlamasıyla istihdam sayısında bir düşüşe uğramışlardır. Bu şirketler, 2001 yılından itibaren başka firmalar gibi tekrar istihdam yaratmaya başlamışlardır.
2000 yılından sonra Amerika`nın ÇUŞ’leri bu ülkenin üretim sektöründe oynamış oldukları rolü belirgin bir biçimde yansıtımışlar. 2000’le 2007 yılları arasında istihdamda üçte bir oranında azalmanın kaynağı bu şirketlerin üretim sektöründe ortaya çıkan düşle ilgili gözükmektedir. Bu dönem içinde Amerika`nın diğer üretici şirketlerinde ve iş alanlarında da benzeri oranda düşüş gözükmektedir.
Amerika`nın ÇUŞ’leri, Amerika ekonomisine bıraktıkları dolaysız etkinin yanı sıra dolaylı yoldan da onu etkisi altına almaktadır. Çünkü üretim aşamalarında kullandıkları aracı ürünlerin yüzde doksanını bu ülkede çalışmakta olan firmalardan temin etmekteler. MARA`nın değerlendirmesine göre, bu şirketlerin dolaylı etkilerini de hesaba katarsak Amerika`nın özel sektörünün GSYİH içindeki payı 2007 yılında yüzde otuz dört oranına ulaşmaktadır.
Bu ülkenin ÇUŞ’lerinde çalışan Amerikan işçiler, bu şirketlerin diğer çalışanlarına göre daha fazla ücret ve gelir elde etmekteler. Amerikan ÇUŞ’leri, 2007 yılında yönetim ve teknik alanlarında çalışan elemanlarına verdikleri ortalama ücret 102 bin dolardan oluşmaktadır. Bu rakam, bu ülkenin ulusal seviyesindeki ortalama maaştan yüzde otuz yedi fazla olmaktadır. Başka işçilere ödenmiş olan ortalama maaş 45 bin dolardır.
Amerikan iş adamları ve yatırımcılarda, ÇUŞ’ler gibi bu ülkedeki servetin yaranmasında büyük role sahipler. 2007 yılında Amerika’da oturan bireyler, tüm Amerikan şirketlerinin net mal varlıklarının %86`sını (5/17 trilyon dolar) ve dolaysız ve bireysel yatırımlar biçiminde yada dolaylı olarak banka ve sigorta şirketleri vasıtasıyla gerçekleştirmişlerdir.
2.3.1.1. Çok Uluslu Şirketlerin Faaliyetini Etkileyen Faktörler
Amerikan ÇUŞ’lerin, iş, büyüme ve verime olan etkisi, bu şirketlerin sekiz belirli sektöre (üretim, enformasyon, bilim ve teknik hizmetler, toptan ve perakende satış, mali sektör, kamu hizmetleri) olan yoğunlaşmasına dayanmaktadır. Bizim analizlerimizin odaklandığı tarihlerde, yani 2000 ile 2011 yılları arasında Amerika özel sektörünün tüm verim artışı ve yaklaşık %70 katma değer artışı bu sekiz sektörle ilgilidir.
Amerikan ÇUŞ’lerinin, verim artışında olan rolü, onların %44 ekonomik faaliyetlerinin, dünya çapında rekabet gücüne sahip olan sektörler çerçevesinde olduğunu yansıtmaktadır. Bunun karşısında, tüm diğer Amerikan şirketlerinin faaliyetlerinden yalnız %24'u bu tür sektörlerde yer almaktadır.
Yapılan faaliyetlerin bir kaçı, bir endüstride olan rekabet ortamı, firmanın faaliyetlerinin en iyi şekilde yapılması için yöneticilere olan baskının artırılmasını göstermektedir. Rekabet ne kadar şiddetli ise, verim artışı o kadar artış göstermektedir, çünkü firmalar piyasada kendi hisse değerlerini korumak ve onları artırmak için, yenilikler yapmak zorunluluğu altındalar. Bu baskılar, firmaları maliyetler konusunda da rekabet kabiliyetlerini korumaya mecbur kılmaktadır. Son zamanlarda yapılmış olan akademik araştırmalar da, rekabet ve yeniliğin arasında olan bu bağlantıyı onaylamaktalar (Rahnoma, 2009,s. 164).
2.3.1.2. Amerika’nın Yeni Rakipleri
Amerika, ÇUŞ’lere cazip olan ve ortamı onların büyümesi için uygun yapan ekonomik ve kurumsal özelliklerin birçoğuna sahiptir. Bu özellikler güçlü ve sürdürüle bilir bir kalkınma, uzman ve eğitilmiş iş gücü, siyasi istikrar, iş yapmak için uygun bir hukuki ve düzenleyici ortamın olması ve fiziksel ve maddi alt yapıların birlikte var olmasından kaynamaktadır, fakat dünyada bazı ülkeler bu tür şirketleri cezp etme konusunda, Amerika'nın önüne geçmekteler.
Diğer ülkelerin ekonomik durumlarının iyileşmesinin ve ticaret yapmak için uygun bir yere dönüşmesi sonucu ABD iktisadı daha fazla rekabet ve baskını kendi üzerinde hissetmektedir. Amerika dışındaki pazarların, çekiciliğinin artmasındaki temel nedenler; nüfus artışı, reel GSYH’nin büyümesi ve servetlerin artmasından
kaynaklanmaktadır. Oysaki Amerika`nın GSYH’indeki büyüme 1995`ten 2011`e kadar yıllık olarak %9.2 oranında artış gösterdiği halde Çin ekonomisi %6.9, Hindistan % 9.6 ve Rusya %7.4 oranında gelişmiştir. Yeniyetme pazarlarda reel tüketim hızla büyümektedir. 1995`ten 2011`e kadar ABD ailelerinin yıllık reel tüketiminde büyüme oranı % 3.3`tür. Bu oran Çin, Rusya ve Hindistan`da sırayla % 2.7, %7/6 ve %1.5 olmuştur (Yolcu, 2013).
Bazı ülkelerdeki yeni şirketler, başarılı çalışmalarla alt yapıları, deneyimli işçi alımı ve iş atmosferini iyileştiren programlarıyla yeni yatırımları cezp etmek uğrunda Amerika ekonomisi ile rekabet etmekteler. Onlar bu şirketlerin daha istikrarlı ve iyi biçimde çalışabilmeleri için uygun koşullar yaratmaya çalışmışlardır. ABD ekonomisi bazı bakımlardan rekabet meydanında daha dezavantajlı duruma gelmiştir. WEF toplantısında ilan edilen değerlendirmeye göre, bu ülke, 1997 yılından şimdiye kadar temel ve genel verim açısından 15. Rütbeden dünyanın 34. Rütbesine düşmüştür ve şimdilikte iletişim altyapıları ve faaliyet alanında dünyanın 20. Seviyesinde yer almaktadır. Ayrıca bu ülke, insani sermaye alanında eskide olduğu gibi özel üstünlüğe sahip olduğu halde birçok ülkede deneyimli işçilerin ve büyük kitlelerin ortaya çıkışına tanıklık etmekteyiz. 2000 yılında FORCHON GLOBALE`in 500 şirketinin yüzde otuz altısı Amerika`da, ve onların yüzde 16`sının bulunduğu yer G7 ülkeleri (Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve Amerika) dışındaydı. 2009 yılında bu iki rakam, sırayla % 28 ve % 33`e ulaşmıştır (Rahnoma, 2009,s. 165).
2.3.1.3. Çok Uluslu Şirketlerin Uyarıcı Rolü
Amerika ÇUŞ’ları, gelişebilmeleri için sürekli yeni fırsatlar aramalı ve dünya çapında rekabet güçlerini geliştirmeliler. Bu şirketler, daha fazla kazanabilmek için faaliyetlerini pazarları gelişmekte olan, bol yetenekli yerlere aktarmaktalar. Bu durum, yeni pazarlarda fırsatçılık anlamına gelmektedir. Amerika asıllı ÇUŞ’lar, yeni pazarlarda bulunabilmek üzere yabancı tabilerden bir ağ oluşturma yöntemini kullanmaktalar. Yabancı pazarda bulunmak amacıyla tasarlanmış olan bu tabi şirketler (2007 yılında bu tabi şirketlerin üretiminin sadece yüzde onu Amerika`ya “İhraç”
edilmiştir) Amerika için karlı olmuşlardır.
En son akademik çalışmalar, Amerika dışında Amerikan ÇUŞ’lerinin satışı, yarattığı faaliyet alanları ve yatırımları, bu ülkenin içindeki faaliyetleriyle paralellik gösterdiğini kanıtlamaktadır. Sırf bu ülkenin içinde faaliyette olan birçok Amerikan şirketler, diğer ülkelerin nisbi olarak durumlarının iyileşmesi nedeniyle iç ve dış rakipleri tarafından baskı altındalar. Bu şirketler, yabancı ülkelerde dolaysız yatırım yapmakla bu koşulları değiştirmeye çalışmaktalar. Onlar, faaliyetlerinin bir kısmını yabancı kaynaklarla anlaşma yaparak başka ülkelere aktarmaktalar (Nahavandi, 1989,s.164).
Amerika ekonomisinde ÇUŞ’ler “Taşkömür madenindeki kanarya rolü”
oynayarak gelecekte olası tehlikeleri önceden bildirebilirler. Bu durumda bazı riskler de söz konusu olmaktadır. Amerika bazı alanlarda rekabet ayrıcalığını kaybederse, gelecekte şirketlerin yatırım yapmalarından – ister ÇUŞ’lerce isterse de diğer firmalar tarafından- yoksun olabilir. Amerika dışındaki şirketler, yeni endüstri yaratmak uğrunda yaptıkları mücadelede zaferi kazanırlarsa ya da kendi ülkelerindeki üstün konumu Amerikan piyasasını ele geçirmekte kullanırlarsa gelecekte kendilerine ekonomik üstünlüğü sağlaya bilirler (Rahnoma, 2009,s. 167).
2.3.1.4. İktisadi Karar Vericilerin Rolü
Çoğu politikacılar ve iktisadi karar vericilerin amaçları genel ekonomi için istikrarlı ve uygun bir ortam hazırlamak istediklerini vurgulamaktalar. Onlar Amerika`nın bugünkü politikası, özellikle şirketlere yüklediği vergiler, deneyimli işçilerin ülkeden göçlerine koymuş olduğu sınırlamalar, brokratik karmaşalar vb.
şirketleri, yabancı rekabette olumsuz yönde etkilinmelerinin önünü kesmeye çalışmaktalar ve bazen de onların bu ülkenin içinde yatırım yapmalarını engellemekteler. Bazı ÇUŞ yöneticileri Amerika`nın rekabet gücünün koruna bilmesi, sermaye girişi ve yaranmış olan çalışma alanlarını koruyabilme konusunda endişeli olduklarını bildirmekteler.
Amerika devleti geçmişteki üstün durum ve koşullara bakmayarak evrensel boyutlu rekabet karşısında Amerikan asıllı ÇUŞ’lerin geleceği ve yabancı sermaye girişinde başarılı olacağına güvenilemez. Bu ülke, kendi ÇUŞ’lerinin faaliyetlerinin devamının, onların iş alanı yaratmaktaki oynadıkları rolü, reel GSYİH’sının büyümesini
ve karını kesinlikle tahmin edemez. Bu değişim içinde olan ortamda Amerika politikacıları, önlerindeki seçenekleri değerlendirmek üzere, gelişmekte olan dünya ekonomisi karşısında rekabet gücünü ve üstünlüğünü koruyabilecek yöntemler seçmeliler. Bu ülkenin siyaset adamları, dünya çapında rekabet edebilmekte olan güçlü şirketler için ve Amerika ekonomisine iyi bir gelecek sağlanabilmek üzere uygun bir ortam yaratmalıdırlar (Qarebaghiyan, 1994,s.137).
Bir seçenek de, şimdiki durumu kabullenmek ve karşıdaki engelleri kendi başına bırakmaktır. Yalnız şimdiki olumsuz koşulların devam ederse, Amerika`nın rekabet üstünlüğü güçsüzlüğe uğrayabilirken bu ülkenin iş ve yatırım yapmak için dünya çapındaki çekiciliğinden azaltabilir. Bu koşullar, ÇUŞ’lerin Amerika ekonomisindeki