• No results found

ses'Joz,. et Mte 'tidligere riledde1t

In document XXIII. TILLATELSER MEDDELT I - 1936. (sider 97-106)

123

Rose’un rüyaları seansa getirdiği ilk andan itibaren dikkat çekiciydi. Sanki bir rüyadan bahsetmiyor daha mistik bir şeyi konuşuyordu. Bu nedenle Rose’un söylemine bağlı kalarak seanstan kısa kesite yer vereceğim.

‘’Çok fazla rüya görüyorum ben. İnanılmaz böyle hd kalitesinde böyle şeyler görüyorum. Ama hayatın içinden rüyalar görüyorum tekrar. Korkuyorum kötü oluyorum kendimle ilgili. Nasıl böyle bir şey yaşıyorum Öngörüde

diyemiyorum rüya olduğu için. İlginç bir şey’’

Rüyalarınızı ilginç buluyorsunuz.

‘’Çok ilginç şeyler oluyor. Eşimin teyzesi vefat etti. Ondan önceki akşam bir camideyiz. Bana tanımadığım bir kadın geliyor. Biz hiç

tanışamamıştık(eşinin teyzesi ile). Diyor ki evdeki bütün herkese söyle haklarını helal etsin sen de bana helal et. Seccade üzerindeyim. Elimi tutuyor diyorum ki sizi tanımıyorum ama helal olsun diyorum. Gözlerimi açtığım saatte vefat etmiş. Bir de şöyle bir rüya görmüştüm. Ölmeden önce hem babamla ilgili hem

görümcemle ilgili işaretler. Hastalık başlamadan önce bazı işaretler. Yani bir evdeyiz bir hastalık oluyor. Evde bir sürü şeyler oluyor geçmiş olsun diyor herkes mesela bir hafta sonra kanser olduğunu (babamın) öğrendik’’

Rüyalarını ardı sıra anlatmaya devam ederken, rüyaların ilginç olduğuna yönelik düşüncesinin altını doldurmaya çalışıyordu.

‘’ Bir arkadaşımı görüyorum mesela sana bir şey söyleyeceğim bir haber vereceğim. Benim için çok güzel bir haber diyor. Ertesi gün mesela ben bunu anlatıyorum sabahtan 12 gibi beni arıyor şey diyor mesela ‘’mükemmel haberim var miras kaldı’’ diyor.

Rüyalarının Gerçekte yaşanmasına yönelik düşüncesi üzerine ne düşündüğünü sordum.

‘’Acaba antidepresan kullanıyorum deliriyorum falan mı diye böyle bir şey oluyor diyorum. Ben bir de inançlı biriyim. Ruhani olabilir ilahi bir güç olabilir

124

diyorum. Bazen şimdi herkesin bir iyilik yanı vardır. Ben kendimi arındırırım. İyilikle ilgili dernekte çalıştığımdan hissiyat olarak Allah bunu ödül gibi mi veriyor düşüncelerime. Birisine anlatınca komik buluyor. İnanmayan insanlarla inanlar oluyor’’

Sanki beni ikna etmeye çalışır gibi bana mistik bir yaşam olayını anlatmaya devam etti. Ayağında kına lekeleri vardı…

‘’ Mesela ben sabah uyandığımda ayağımda kınalar vardı. Kına yeğenlerim yaptı diye düşündüm. Fotoğraflandırdım bir de. Sağ ayağım böyle sıçramış kınalar vardı. Çocuklar mı yaptı diye düşündüm. Baya bir kına kokuyordu. Çıkaramadım, kese bile yaptım. Kesinlikle üç gün kaldı onlar. Tam yedi ay sonra bir avm gibi bir yerdeyim rüyamda yalınayak bir halde içerisin de bir şey var parti gibi bir şey var. Yalınayak elbiselerimi koşturuyorum ama yoruluyorum böyle çok eğlenceli ama çok yoruluyorum. Sabah uyandığımda yine bir kına yine ayağımda’’

Uyandığında iki defa ayağında gördüğü kına lekesi onu kaygılandırmıştı. Bu nedenle dermatoloğa giderek vücudunun reaksiyon gösterip göstermediğini sorgulamıştı. Fakat dermatolog da ‘’bu konuda bir açıklama yapamayacağını’’ söyleyerek yardımcı olamadı. Bu kına lekesinde yaşadığı belirsizlik ve çıkan rüyaları onu İslami bir çerçevede anlamlandırmasına neden olmuştu. İkiz, (2000) ‘’İslam’da rüya yorumları üzerine düşünceler’’ metninde rüyanın İslami açıdan fonksiyonlarını incelemiştir. Bu metinde rüyayı gören kişinin öznelliğiyle birlikte kültürel çerçevesi dâhil edilerek ancak rüya yorumunun yapılabileceğinden bahsetmektedir. ‘’İslam düşünürleri uyku ile ölüm arasında benzerlik kurmakta ve her ikisinin de bizlere geleceği gösterdiğine inanmaktadırlar. Rüyayı gören kişinin gerçeklerle ilişkisi kesilmekte, ona kendi geleceği yani ileride başına gelecekler gösterilmektedir’’ (İkiz, 2000, s.100) Dolayısıyla İslam’da rüya içeriğine bakıldığında iki temel tanıma odaklanılır: (1) Rüyat, Tanrının gönderdiği gerçek rüyalar; (2) Ah’lam ise karışık, şeytandan gelen, korkutucu ve cinsellik içeren rüyalardır. Görüldüğü gibi burada iyi ve kötü rüyalar olarak ayrılmıştır. Bir diğer taraftan da rüyanın iki boyutu vardır: (1) Görüntü (vizyon) ve (2) mesaj.

125

İslam’a göre İlk boyut olan görüntü aynı Gerçek gibi kaçınılması olanaksızdır. Görüntüde var olan anlamı görünür kılması açısından önemlidir.

Ah’lam rüyaları şeytani görüntü ve mesajı içermesi açısından

yorumlanmamaktadır. Rose’un seansa getirdiği rüyalara dair atıfı: ‘’ İyilikle ilgili dernekte çalıştığımdan hissiyat olarak Allah bunu ödül gibi mi veriyor düşüncelerime’’ yeniden hatırladığımızda İslami açıdan nasıl yorumlayabiliriz? Bu oluşan soruyu yanıtlayabilmek adına İslam düşünürlerinin rüya ve hadis incelemesine yönelik üç kategorisini ele alacağım:

1. Hadis-ün nefs: Uyanıkken görülen şeylerin uykuda görülmesi

2. Edgaş-ı anlam: Şeytanın insanları üzmek için gönderdiğine inanılan karışık rüyalardır ve yorumlanmazlar

3. Rüya-yı saliha: Allah’ın insanlara gönderdiği gizli bilgi içeren bilgilerdir. (İkiz, 2000, s. 110)

Rose’un rüyaya yaptığı atıf böylelikle üçüncü kategoride ele aldığım ‘’Rüya-yı saliha’’ bölümüne girmektedir. Bu rüyalar, Peygamberlerin ve onlara uyan salih müminlerin bir başka deyişle temiz kalplerin, nefislerini terbiye eden ve günahlardan uzak duran kişilerin rüyalarıdır. İslam’a göre Rüyat rüyalarını içermektedir. Burada Rose’un getirdiği söylemi duymaktayız: ‘’ Bazen şimdi herkesin bir iyilik yanı vardır. Ben kendimi arındırırım’’

126

9.4. Psikopatolojik Analiz

Bu bölümde hastanın psikopatolojik analizine yer verilmektedir. Psikopatolojik analizi beş ana başlık çerçevesinde inceleyeceğim: (1) dil ile kurduğu ilişki ; (2) affektif süreci ve savunma mekanizmaları (3) bedeni ile kurduğu ilişki; (4) semptomu ile kurduğu ilişkisi; (5) aktarım ilişkisi. Bu psikopatolojik analiz psikanalitik yönelimlidir. Hastanın ilk olarak dil ile kurduğu ilişkisini değerlendirmeyle başlayacağım.

In document XXIII. TILLATELSER MEDDELT I - 1936. (sider 97-106)