Yukarıda belirtilen Mc Vicar kararında da gördüğümüz gibi, Mahkeme, hukuk işlemlerinde müdafiinin 6/1. maddeye dayalı olarak Devletin adli yardımda bulunmasını talep edebileceğini belirtmiştir. Ancak, karmaşık ve/veya ağır ceza davalarındaki parasız müdafilere ilişkin olarak, bu koşul müspet ifade zorunluluğu getirmektedir. Mahkeme, Artico v. Italya161 kararında belirtilen bu yükümlülüğü incelemiştir. Başvuru sahibi, sahtekârlık suçundan almış olduğu mahkûmiyet kararına parasız adli temsilci sağlanması hususunda bir üst mahkemeye temyiz başvurusunda bulunmuştur. Üst mahkeme, Artico’ya tanınmış bir avukatın yardım etmesini istemiştir. Ancak, avukat gerekli yardımı sağlamayı ihmal etmiş olup, başka taahhütleri olduğunu ve sağlık sorunlarının bu meşakkatli dava dosyasını almayı engellediğini iddia etmiştir. Artico’nun, yüksek mahkemeye yaptığı müteaddit defalar başka bir temsilcinin tayin edilmesi talebine rağmen hiç kimse tayin edilmemiştir. Mahkeme’de, Devlet, başvuru sahibine bir adli temsilci atamak suretiyle 6/3(c). maddesinde belirtilen yükümlülüğü yerine getirdiğini iddia etmiştir.
Mahkeme, bu zorunluluk bakış açısını reddetmiştir. Şunları belirtmiştir (parag. 33, 36);
161 13 Mayıs 1980 tarihli karar.
… Mahkeme, sözleşmenin, teorik ve asılsız olan hakların yerine, pratik ve etkin olan hakları garanti altına almak niyetinde olduğunu hatırlatır; bunun nedeni savunma haklarının adil yargılama hakkı vasıtasıyla demokratik toplumda ortaya çıkan ve göze çarpan bir özelliği olmasıdır (bkz. yukarıda belirtilen Airey kararı, parag. 24 ve 32). AİHK’nun doğru şekilde vurguladığı gibi, 6/3(c).
maddesi yardımdan bahsetmekte olup, atamaktan konuşmamaktadır. Tekrar değinmek gerekirse, adli yardım amacı ile atanan avukatın ölmesi, ciddi olarak hastalanması, başka görevlerinin uzaması veya görevden kaçması ihtimali bulunduğu gerekçesiyle zayıf atamalar etkin yardımı temin etmemektedirler.
Durumdan haberdar edilirlerse, yetkili makamlar onu ya değiştirmeli ya da görevini ifa etmesini temin etmelidirler. Hükümetin kısıtlayıcı yorumu benimsemesi, hem (c) bendinde yer alan metnin hem de bir bütün olarak 6.
maddenin yapısının mantıksız ve bağdaşmaz olmasına neden olabilir ki; birçok olayda parasız adli yardımın faydasız olduğunu ispatlayabilir.
… Kabul etmek gerekir ki, yasal yardım için atanan her avukatın yetersizliğinden devlet sorumlu tutulamaz, ancak, belirli şartlar altında, sanığın hakkı olduğu bilinen bu hakkın, başvuru sahibi tarafından tam ve etkin olarak kullanması konusundaki her türlü önlemi almak İtalyan yetkili makamlarının göreviydi. Makamlara tanınan iki yol vardı; ya Bay Della Rocca’yı (belirlenen adli yardım avukatı) bir başkası ile değiştirmek, ya da zorunluluklarını yerine getirmeyi temin etmek (parag. 33’e bakınız). Ancak onlar, üçüncü bir yol tercih ettiler -pasif kalmak-, sözleşmenin taraflara aktif eylem zorunluluğu getirdiği halde (bkz. yukarıda belirtilen Airey kararı, parag. 25).
Dolayısıyla, Mahkeme bu yükümlülüğün ihmal edildiğine karar vermiştir.
Artico davasının yargılaması, Mahkeme açısından, devlet tarafından Sözleşme yükümlülüklerinin sadece bir jest olarak sembolik bir takım koşulların yerine getirilmesinin yerine bu Sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ihtiyacına vurgu bakımından önem taşıdığını belirtmiştir. Bu nedenle,
görevini yerine getiremediği sürece yasal yardım adına basitçe bir avukat tayin etmek yeterli olmamakla birlikte görevi ihmal yetkili makamların dikkatine getirilmesi vurgulanmıştır.
Buna benzer, Granger v. Birleşik Krallık162 davasında, Mahkeme, yalan yere yemin etmek suçundan mahkûm olan bir şahsın, İskoçya’da Yüksek Mahkemede görülen davasında karmaşık yapısını temsil etmek üzere parasız yasal yardımın temin edilmiş olmasının adalet yararına olduğuna karar vermiştir.
Benham v. Birleşik Krallık163 davasında, müracaat zorunluluğunu düzenleyen çok önemli bir norm belirlenmiştir. Başvuru sahibi, vergisini ödememek suçundan 30 gün hapis cezasına çarptırılmıştır. Duruşma esnasında herhangi bir yasal temsilci sağlanmamıştır. Mahkeme, “…hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesi hallerinde, adaletin tecellisi prensibi bir yasal temsilci gerektirmektedir” şeklinde yorum yapmıştır.
Sonuç itibari ile Benham’ın parasız yasal yardım almış olması gerektiğinden, 6/3(c).
maddesi ihlal edilmiştir.
Morris v. Birleşik Krallık164 davasında, başvuru sahibi, üç yıl boyunca izni olmadan gayri mevcut olan bir askerdir. Yakalandıktan sonra suç isnadı ile yerel askeri mahkemeye çıkartılmıştır. Şahıs, ordu adli yardım makamına başvurarak avukatının ücretini ödemek için para yardımı talebinde bulunmuştur. Makam, 240 Sterlin geri ödemeli adli yardımda bulunmuştur (Morris haftalık kazancının 158 Sterlin olduğunu ilgili makama bildirdi) ve sonra bu yardımı ret etmiştir. Mahkeme önünde verilecek adli yardımdan önce kendisinden geri ödeme talebinde bulunulmasını 6/3(c). maddesini ihlal ettiğini iddia etmiştir. Mahkeme, Devletlerin bireylere savunma masraflarının bir kısmını ödetmesinin bu yükümlülüğü ihlal
162 28 Aralık 1990 tarihli karar.
163 10 Haziran 1996 tarihli karar.
164 26 Şubat 2002 tarihli karar.
etmediğini, oybirliği ile ifade etmiştir. Mahkeme, Morris’e yapılan teklifin keyfi veya mantıksız olmadığına karar vermiştir. Yargılama, bu yüzden, Devletlerin parasız adli yardım temin etme yükümlülüklerinin koşulsuz olmadığına ve mantık dâhilinde katkıların talep edilebileceğini onaylamıştır.
Sonuç olarak, Mahkeme’nin, bu pozitif yükümlülüğü cezai soruşturmalar, önemli dava öncesi olaylar, yargılamalar ve temyiz işlemlerini de kapsayacak şekilde genişlettiğine karar verebiliriz. Suçlanan kişilerin veya davalıların yasal yardım için gerekli mali kaynaklara sahip olmadıklarını gösterebilecekleri kabul edildiğinde, Mahkeme, karmaşık sorunların varlığı veya yargılamanın davalıların muhtemel mahkûmiyetleri ile sonuçlanacağı durumlarda 6/3(c). maddesini devletlere yasal yardım sağlanması zorunluluğu yüklendiği şeklinde yorumlamıştır.165
4. Sanıklara, Karşı Tanıkları Çıkarabilmesi İçin Yeterli