4.2 Del 2 – Diskusjon av analysens funn
4.2.3 Kvinner som motstandere og hjelpere
Sigorta sözleşmelerinin tümünün sigorta şirketleri tarafından yapılması imkansızdır. Bu sebeple sigorta şirketleri tüm dünyada sigortacılık faaliyetlerini aracılar vasıtası ile gerçekleştirmektedir. Söz konusu aracıların en önemli fonksiyonu müşterilerine danışmanlık yapmalarıdır. Aracılar danışmanlığının yanı sıra her şeyden önce sermaye toplamaya katkı sağlarlar. Yani hem tasarruf toplayıcısı, hem de tasarrufları da yaratan tarafı oluştururlar. İşte bu gibi sebeplerden aracıların sigorta faaliyetleri üzerinde ki etkisi artarak devam etmektedir. Büyük çaplı tasarruflar aracılarda birikerek sigorta şirketlerinde toplanırlar. Aracıların bu gibi etkinliklerinin yanı sıra sigorta primlerinden vergi alındığı için bir nevi vergi toplayıcısı görevi de vardır. Sigorta şirketleri bu gibi birçok fonksiyonundan dolayı aracıları tercih ederler. Tercih edilen aracılık modellerinin başında da banka sigortacılığı gelir (Akpınar, 2010, s. 116).
Banka sigortacılığına baktığımız da iki tür uygulama şekli bulunmaktadır. Bankalar kendilerini aracı olarak gören sigorta şirketleri kanalı ile ya bir tek sigorta şirketiyle çalışmaktadırlar ya da birden çok sigorta şirketi ile çalışmaktadırlar (Akpınar, 2010, s. 116).
35
2.8.1. Birden Çok Sigorta Şirketi ile Banka Sigortacılığı
Birden çok sigorta şirketi ile banka sigortacılığı faaliyetleri, banka kanalları aracılığı ile sigorta ürünlerinin satılması için, hisse katılımı mevzu olmadan, bir dağıtım anlaşması yaparak, satışın söz konusu olduğu, modeldir. Bu model ABD’ de uygulanan bankasürans sistemine benzeyen modeldir. Bu modellerde bankalar, daha geniş ürün yelpazesi sunabilmek ve müşteri değer zincirlerini, kendilerinden, genellikle daha verimli olan rakiplerinden koruyabilmek için, müşteriye erişim ve marka hissesi ticareti yaparlar. Ürünlerin dağıtımı için, bankaların ücret tabanlı iş modeline göre komisyon ödemesi yapılır. Yani herhangi bir hisse sahipliği söz konusu değildir. Sadece marka ve ürün satılır (Kasapoğlu, 2007, s. 29).
Bankaların dağıtım kanalı olarak kabul edildiği bu stratejide, uygulamada ortaya çıkarılan ürünlerin bankaların dağıtım ağıyla satışı konusunda sigortacılık faaliyetlerinin yürütülmesi anlaşmalarının imzalanması sonucunu doğurmaktadır. Bu anlaşmaların çerçevesinde gerekli görülmesi durumunda tek taraflı veya karşılıklı olarak azınlık hisselerinin paylaşılması da söz konusu olabilmektedir (Pamukçu,1996, s. 8).
Banka sigortacılığı sözleşmeleri aynı gruba ait sigorta şirketleri ile bankalar arasında yapılabildiği gibi herhangi bir ortaklık bağı olmayan banka ve sigorta şirketleri arasında da yapılabilmektedir. Hatta sigorta şirketlerinin satışı sonrasında bu sözleşmelerin de devri söz konusu olabilir. Özellikle hayat branşında faaliyet gösteren şirketlerin satışında banka sigortacılığı sözleşmelerinin değeri, sigorta şirketinin satış rakamının önemli bir bileşeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Banka sigortacılığı sözleşmeleri taraflara sınırlandırma hakkı tanıyabileceği gibi sınırlandırma hakkı tanınmaksızın, gerek sigorta şirketinin gerekse bankanın farklı şirketlerle çalışmasına olanak sağlayacak şekilde esnek bir yapıda dizayn edilebilmektedir. Bu tamamen anlaşmaya sınırlandırmanın dahil edilip edilmemesiyle ilişkilidir (www.vergidegundem. com).
Günümüzde sigorta şirketlerinin dağıtım kanalı olarak banka sigortacılığını tercih etmesi ile sigortacılık piyasasında acentelerin payının küçüldüğüne dikkat çekilmektedir. Bu durum sigortacılar tarafından kullanılan çeşitlendirme stratejisi ile bağlantılıdır. Böylece bir yanda banka sigortacılığı, internet gibi yeni dağıtım kanalları, diğer yanda ise çoklu- kanal stratejileri, acentelerin payını küçülten etkenler arasında yer almaktadır (CEA İstatistikleri, 2010, s. 3).
36
Banka sigortacılığının birden fazla sigorta şirketiyle yürütülen modelini incelediğimizde, bankaların güçlü dağıtım ağıyla belirli bir komisyon karşılığı birden çok sigorta şirketiyle anlaşma yaparak sigorta ürünleri satması esasına dayandığına değinmiştik fakat bununla birlikte bu modelde belirli avantajları ve dezavantajları söz konusudur. Avantajları (Pamukçu,1996, s. 8-9):
Uygulamaya konması için sadece eldeki yöntemlerin kullanılmasını icap ettiren, bunun için ne bir şirketin ne de bir ağ tesisinin kurulmasını gerektirmeyen ekonomik bir mantığın yer alması,
Genişletilmiş bir ürün zinciri sunma arzusu ile paralellik ve neticede tüketici bağlılığı mantığı ile uyumlu olması,
Ürün zincirlerini zenginleştirmek açısından diğer sektörün ürünlerini onaylamaktan başka yeterli kaynağa sahip olmayan küçük kuruluşları mükemmelce uyarlama özelliğine sahip olması,
Sonuçta yeni ürünlerin yaratılması veya yönetilmesi ile bunlardan kaynaklanan rizikoları üstlenmeksizin komisyonların zorunlu olarak toplanması ve veri elde edilmesine olanak sağlama özelliğine sahip olmasıdır.
Birden fazla sigorta şirketi ile banka sigortacılığının dezavantajları (Pamukçu,1996, s. 8-9): Rekabet mantığına uymaması nedeniyle kısıtlı bir faaliyet olarak kalması,
Bilgi edinmeden ziyade diğer bünyeleri etkilemek üzere planlanmış sadece geçici bir evre olmasıdır.
2.8.2. Tek Bir Sigorta Şirketi ile Banka Sigortacılığı
Türkiye de birden fazla sigorta şirketinin acentesi olarak çalışan bankalar olduğu gibi, bunun tam tersi bir şekilde, sadece sigortacılık ürünlerinin satış boyutu ile sınırlı kalmayıp, sigorta şirketleri ile ortaklık kuran yani hisse sahibi olan veya tamamen bankada ürünlerini daha sınırsız satabilmek için sigorta şirketinin sahipliğini elde eden bankaların yürüttüğü banka sigortacılığı şeklide mevcuttur. Bu sistem yeni bir şirket kurarak banka müşterilerine yönelik sigorta ürünleri geliştirmek ve satmak amacıyla, acenteler ve brokerler yoluyla satış yapan sigorta şirketlerinden farklı olarak sadece banka kanallarıyla satılacak sigorta ürünleri geliştirmek amacıyla kurulmuştur. Genellikle sürecin başında ya da sonunda bankalar sigorta şirketinin tamamına sahip olmaktadırlar (Kasapoğlu, 2007, s. 29).
37
Bankaların bir tek sigorta şirketinin mülkiyetini kısmen veya tamamen elinde bulundurdukları strateji önceki stratejinin yani bankaların sadece dağıtıcı rolü üstlendiği sigortacılık faaliyetlerinde yetersiz kalmasından dolayı ortaya çıkmıştır. Bu model bankacı ve sigortacıların kendi sektörlerinden başka bir faaliyet alanında iş ve denetimi yapma arzularına cevap vermektedir (Pamukçu,1996, s. 9).
Bu sistem bankaların güçlü finans yapılarıyla sigorta şirketi kurmalarıyla da gerçekleşebilmektedir. Türkiye’de de genellikle banka sigortacılığı bu sistem ile yürütülmektedir. Sigorta şirketi kurmak ciddi fon gerektireceğinden bu işi de finans sektörünün lideri konumunda olan bankalar yapmaktadır. Tek bir sigorta şirketi ile banka sigortacılığının da avantaj ve dezavantajları mevcuttur. Söz konusu avantajları (Pamukçu, 1996, s. 9-10):
Bankalara doymuş bir ağ sağlamaktadır.
Alışılagelmiş ürünlerin düşük karlılık oranlarında azalma sağlamaktadır. Bankaların finansal yapılarını güçlendirmektedir.
Grup bankacılığı mantığını geliştirmektedir. Dezavantajları ise (Pamukçu, 1996, s. 9-10):
Güçlü sermaye yapıları ile bankalar piyasada iyi bir karşılama göremeyebilir. Sigortacılık sektöründe tepki alabilmektedirler
Sigorta teminatlarına ihtiyacın çok hissedildiği ve taraflarca da bu durumun kabul edildiği noktada kredi ilişkileri ortaya çıkmaktadır. Kredi ilişkisi sonucunda kurulan sigorta bağı, sektörün büyümesi ve yaygınlaşması için önemli bir fırsattır. Bankalara duyulan güven ile bu durumun kalıcı bir ilişkiye çevrilmesi daha da kolay olabilecekken, sektörde yaşanan durum, maalesef ki sigorta ilişkisinin banka işlemlerinin ötesine geçmemesine sebebiyet vermektedir (Kasapoğlu, 2010, s. 45).
Bankaların sahip olduğu geniş dağıtım ağı, sigortacılık bilincini güçlendirecekken, tüketici ve banka ilişkisi bekleneni karşılamamaktadır. Çünkü finansal okur-yazarlıkta bilgi düzeyinin düşük olması ve sektördeki tüketici aleyhine sorunlu bazı uygulamalar nedeniyle, tüketicilerin bankacılık alanında yaşadığı sorunlarda ciddi artışlar ortaya çıkmaktadır. Bireylerin bankalara olan güvenleriyle, kalıcı bir sigorta ilişki kurulması gerekirken, yaşanan tatmin olunmayan tüketimler sebebi ile banka sektörü sigorta hizmetleri açısından yetersiz kalabilmektedir. Bankalar müşterilerine çok kolay ulaşabilecekken ve onların tatmin düzeylerini arttırabilecekken bu müşterileri sigortalı
38
tutmak konusunda sıkıntı yaşamaktadır. Bununla birlikte müşteriler, sigortayı banka işlemlerinin teferruatı olarak algılamaktadır. İnsanların algılama yetersizlikleri ve bilinçsizlikleri de bankaları, mevcut kaynaklarının sigorta alanına aktaramamasına sebep olmaktadır. Banka sigortacılığı kısaca tüketiciler açısından ihtiyaç olarak görülmemektedir. Bu problem insanların sigortacılık ile ilgili olumsuz algılarının değiştirilmesiyle çözüm bulacaktır (Yazıcı, 2013, s. 17).
Banka sigortacılığının etkin bir seviyeye ulaştırılamamış olması, bankaların sigorta sektörüne göre çok daha büyük olan imkanlarının, bir kısmının da olsa bu alana aktarılamamasından kaynaklanmaktadır. Bankacılık sektörü müşterilere her konuda ulaşma konusunda başarılı olurken, bu müşterileri sigortalı tutmak konusunda tam anlamıyla başarılı olamamıştır (Kasapoğlu, 2010, s. 44).