• No results found

Det tredje oppslaget

In document Gjennom ungdommens øyne. (sider 46-51)

4.1 Min tolkning

4.1.2 Det tredje oppslaget

Elverişli uluslararası konjonktürde, hem ihracat, hem de ithalat tutarları 2008 yılına kadar önemli artış sergilemiş, bununla birlikte cari işlemler açığı da dikkate değer bir seviyeye çıkmıştı.

2009 yılında ise, küresel krizin iç ve dış talep üzerindeki daraltıcı etkileriyle hem dış ticaret hacmi, hem de cari açık önemli derecede daralmıştır. Ancak, iç talepteki güçlü toparlanmayla 2010’un ardından 2011’de de dış ticaret açığı ve cari açık hızla genişleyerek rekor seviyelere ulaşmıştır. 2012 yılında ise, iç talepteki daralma ile beraber, dış ticaret açığı ve cari açık gerilemiştir.

2008 2009 2010 2011 2012

Kaynak: TÜİK

İşsizlik Oranları(%)

Eksik İstihdam Oranı İşsizlik Oranı İşgücüne Katılma Oranı (sağ)

0%

2008 2009 2010 2011 2012

Dış Ticaret (Milyar $)

İhracat İthalat

İhracat/İthalat (sağ)

Kaynak: TÜİK

TSPAKB 19 Dış ticaret açığı 22

milyar $ düşerek 84 milyar $’a inmiştir.

2012 yılında, Avrupa Birliği ülkelerine olan ihracattaki düşüşe rağmen, ihracat pazarlarındaki çeşitliliğin artması ve aşağıda açıklanacak olan İran’a yapılan ihracatın altın cinsinden ödenmesinden ötürü gelen 11 milyar $’ın da katkısıyla yıllık ihracat %13 oranında artıp 153 milyar $’a çıkmıştır.

AB ülkelerine yapılan ihracat bu ülkelerde etkisini arttıran krizin etkisiyle 2011 yılına kıyasla %5 düşmüştür. Öte yandan, Yakın ve Orta Doğu ülkelerine olan ihracat bir yılda %52 artmıştır.

Bunun sebebi İran’dan alınan doğalgaz bedelinin ülkeye ABD tarafından uygulanan kısıtlamalar sebebiyle altın cinsinden aktarılmasıdır. İran ve Birleşik Arap Emirliklerine olan ihracat, altın ihracatını yansıtır şekilde 11 milyar $ kadar artarak 18 milyar $’ı bulmuştur. İran ve Birleşik Arap Emirliklerine yapılan altın ihracatı hariç bırakıldığında Yakın ve Orta Doğu bölgesine olan ihracattaki artış %14’e, toplam ihracattaki artış %5’e inmektedir. Türkiye’de altın üretimi sınırlı olup, ihraç edilen altın miktarı 2011 ve 2012 yıllarında yurtdışından ithal edilmiştir.

2012 yılındaki ithalat toplamına bakıldığında, ekonomik aktivitenin yavaşlamaya başlamasıyla %2 oranında daralarak, 237 milyar $’a indiği görülmektedir.

Ekonominin önemli girdilerinden ham petrolün varil fiyatı, uluslararası piyasalarda 2008 yılı yaz aylarında 140 $’a kadar yaklaştıktan sonra, küresel krizle beraber hızla 35 $ civarına inmişti. 2009 yılının ikinci yarısında artışa geçen fiyatlar, 2010 sonunda 110 $ civarına çıkmıştı. 2011 yılının ardından, 2012 yılında da petrol fiyatları bu seviyenin etrafında dalgalanmıştır.

Yine de Türkiye’nin enerji ithalatı önceki yıl 54 milyar $ iken, 2012’de 60 milyar $’a çıkmıştır. Ekonomideki yavaşlamaya rağmen, ara malların ithalatı %1 kadar artmış, toplamdaki payı

%50’den %54’e yükselmiştir. Sermaye ve tüketim malları ithalatı sırasıyla %9-10 gerilerken, tüketim malları 2012 toplam ithalatının %36’sını, sermaye malları ise %9’unu oluşturmuştur.

Sonuçta, 2012 yılında dış ticaret açığı önceki yıla göre 22 milyar

$ düşerek 84 milyar $ olmuştur. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2011 sonunda %56 iken, 2012 sonunda %64’e çıkmıştır. İleriki bölümde ele alınan ödemeler dengesine bakıldığında, 2012 yılında dış ticaret açığındaki düşüşe paralel olarak, cari işlemler açığının gerilediği görülmektedir.

Cari işlemler dengesinde ihracat rakamları, TCMB tarafından tahmin edilen ve “bavul ticareti” olarak bilinen kayıt dışı ihracatı da içermektedir. Önceki yıla göre 2 milyar $’a yakın artış göstererek 6 milyar $’a çıkan bavul ticaretinin yanı sıra çeşitli ayarlama kalemlerinin de dahil edildiği mal dengesi hesabında oluşan açık, önceki yıla kıyasla %26 düşerek, 66 milyar $ olmuştur.

20 TSPAKB

Cari işlemler açığının milli gelire oranı 2012

sonunda %6’ya inmiştir.

2012’de hizmet gelirleri, hem taşımacılık hem de turizm gelirleri sayesinde 4 milyar $ artarak 24 milyar $’a çıkmıştır. Turizm giderlerinin gerilemesiyle, net turizm gelirleri %7 artışla 22 milyar $’a ulaşmıştır. Turizm istatistikleri metodolojisi gözden geçirilmiş ve 2013 yılı başında ödemeler dengesine 2003 yılından itibaren revize edilmiş istatistikler yansıtılmıştır. Bu kapsamda, önceki metodolojiye göre 2012 yılı için 19 milyar $ olan açıklanan net gelir 3 milyar $ kadar artmıştır. Revize edilen dönemde turizm geliri artarken, cari açık ve ölçüm hataları ile kaynağı belirsiz döviz hareketlerini yansıtan “net hata ve noksan”

tutarı gerilemiştir.

Yatırım gelirlerindeki artış sayesinde, gelir dengesi hesabı %15 azalmış ve 2012 yılında 6,7 milyar $ açık vermiştir. Çeşitli hibeler ve işçi gelirlerini içeren cari transferler hesabı %22 düşerek 1,4 milyar $ giriş kaydetmiştir.

Sonuçta, dış ticaret açığındaki azalış ile, cari işlemler açığı %37 düşerek 2012 sonunda 47 milyar $ olmuştur. Yine de bu tutar IMF tahminlerine göre dünyada en yüksek yedinci cari açık rakamıdır.

Küresel krizin ardından 2009 yılında, 7 yılın ardından ilk kez açık azalmıştı. 2010’da tekrar artışa geçen cari işlemler açığının milli gelire oranı, 2011 sonunda %10 ile hayli yüksek bir seviyeye çıkmıştı. 2012 yılında ekonomideki yavaşlama ile açığın milli gelire oranı %6’ya gerilemiştir. 2012 yılı için IMF tahminlerine göre gelişmekte olan ülkeler mili gelirlerinin %1,3’ü kadar cari fazla vermiştir.

Ödemeler dengesinin sermaye hareketleri incelendiğinde, cari işlemler açığının 2012 yılında temel olarak kısa vadeli bir sermaye girişi olan portföy yatırımları ile karşılandığı görülmektedir.

2008 2009 2010 2011 2012

Ödemeler Dengesi (Milyar $)

Cari İşlemler Sermaye ve Finans

Cari İşlemler/GSYH (sağ)

Kaynak: TCMB

TSPAKB 21 Cari açık portföy

yatırımları ile finanse edilmiştir.

Ödemeler Dengesi (Milyon $)

2011 2012 Değ.

Cari İşlemler Hesabı -75,092 -46,935 -37%

Mal Dengesi -89,139 -65,640 -26%

Bavul Ticareti 4,424 6,290 42%

Hizmet Dengesi 20,130 24,007 19%

Turizm 20,171 21,559 7%

Gelir Dengesi -7,841 -6,675 -15%

Cari Transferler 1,758 1,373 -22%

Sermaye ve Finans Hesabı 65,659 44,971 -32%

Sermaye Hesabı -25 -44 76%

Doğrudan Yatırımlar 13,698 8,335 -39%

Portföy Yatırımları 21,986 40,773 85%

Hisse Senedi -986 6,274 A.D.

Borçlanma Senedi 20,284 31,858 57%

Diğer Yatırımlar 28,187 16,721 -41%

Krediler 18,866 8,570 -55%

Resmi Rezervlerdeki Değişim 1,813 -20,814 A.D.

Net Hata ve Noksan 9,433 1,964 -79%

Kaynak: TCMB

Doğrudan yatırımlar, 2005-2009 döneminde finans hesabının yaklaşık yarısını oluşturmuştu. 2010 ve 2011’de ise, doğrudan yatırımlar finans hesabının yaklaşık %20’sini oluşturmuştur.

2012’de doğrudan yatırımlar önceki yıla göre 5 milyar $ azalarak 8 milyar $’a inmiştir.

Portföy yatırımları tarafında, 2008’deki çıkışın ardından, 2009 yılında cüzî bir sermaye girişi meydana gelmiş, fakat 2010 ve 2011 yıllarında bu kalem tekrar önem kazanmıştı. Kısa vadeli nitelikte olan portföy yatırımları, 2012 yılında önceki yılın neredeyse iki misline çıkarak tarihte kaydettiği en yüksek seviyeye olan 41 milyar $’a ulaşmış ve cari işlemler açığının

%87’sini karşılamıştır. Küresel risk iştahındaki artışla, portföy yatırımlarının üçte ikisi yılın ikinci yarısında meydana gelmiştir.

Yurtdışında yerleşiklerin net hisse senedi yatırımları 6 milyar $’la şimdiye dek gözlenen en yüksek tutara ulaşmıştır. Hisse senedi yatırımlarının üçte biri Kasım ayında Halk Bankasının ikincil halka arzında yabancı yatırımcılara satılan tutarı yansıtmaktadır.

Borçlanma araçları tarafında, hükümetin yurtiçinde ihraç ettiği araçlara 17 milyar $’lık yatırım yapılmıştır. Söz konusu yatırımların yaklaşık %80’i yılın ikinci yarısında gerçekleşmiştir.

Hükümet yurtdışında ihraç ettiği tahvillerle 5 milyar $’a yakın sermaye sağlarken, bankaların bu şekilde sağladığı sermaye girişi 9 milyar $’a yaklaşmıştır. Bankaların yurtdışında tahvil ihraçlarının dörtte üçü Eylül-Aralık döneminde gerçekleşmiştir.

Diğer yatırımlarda, 17 milyar $’lık net sermaye girişi söz konusudur. Bu tutarın yarısı kısa ve uzun vadeli kredilerden oluşmaktadır. Bankaların yurtdışında tahvil ihraçları 6 milyar $ kadar artarken, yurtdışından sağladıkları kredi tutarı 8 milyar $ azalarak 4 milyar $’a inmiştir. Özel sektörü ifade eden diğer sektörlerin kullandığı net kredi tutarı ise 6 milyar $’dır. Diğer taraftan, 2012’de Hazine, önceki yıllarda kullandığı kredilere

22 TSPAKB

Resmi rezervler 20 milyar $’ın üzerinde

artış göstermiştir.

karşılık, 2 milyar $ geri ödeme yapmıştır. Kredilerin dışında, diğer yatırımlara en büyük katkı, 10 milyar $ ile yurtdışında yerleşik banka ve kişilerin Türkiye’de tuttukları mevduatlardaki artıştan gelmiştir.

Sermaye girişinin devam etmesi ile resmi rezervler 21 milyar $ artmıştır. TCMB’nin brüt döviz rezervleri 2012 sonunda 100 milyar $’a çıkmıştır. Yeni para politikasıyla iki misline çıkan altın rezervleriyle beraber Banka’nın toplam rezervleri 120 milyar $ olmuştur.

Krizden sonra küresel ekonomik aktivite beklenenden daha hızlı toparlanmış, 2010 yılında tüm dünyada ekonomik büyüme %5,3 olarak gerçekleşmiştir. Büyüme 2011’den itibaren yavaşlamış, IMF tahminlerine göre 2012 yılında %3,3’e inmiştir.

IMF’nin 2013 yılı için dünya ekonomisinde büyüme tahmini

%3,6’dır. Gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızı %5,6 olarak tahmin edilmektedir.

Küresel GSYH Reel Değişimi (%)

2008 2009 2010 2011 2012T 2013T 2017T

Dünya 2.8 -0.6 5.1 3.8 3.3 3.6 4.6

Gelişmiş Ülkeler 0.1 -3.5 3.0 1.6 1.3 1.5 2.6 Avro Bölgesi 0.4 -4.4 2.0 1.4 -0.4 0.2 1.7 Gelişmekte Olan Ülkeler 6.1 2.7 7.4 6.2 5.3 5.6 6.2

Kaynak: IMF T: Tahmin

Gerek Türkiye, gerekse diğer ülkelerdeki büyüme tahminleri çerçevesinde, Orta Vadeli Programda Türkiye’nin cari işlemler açığının 2013 yılında 61 milyar $ (milli gelirin %7,1’i) olması öngörülmüştür. 2015 yılında açığın milli gelire oranının %6,5’e inmesi beklenmektedir.

Dış Borç

Dış borç istatistikleri tarafında, 2009 yılında toplam stok 7 yıldır süregelen bir artışın ardından ilk kez gerilemişti. 2010 yılında borçlulukta başlayan artış, 2012 yılında da devam etmiştir.

Toplam stok, ağırlıkla bankacılık kesiminin dış borcunun artmasıyla 337 milyar $’ı bulmuştur.

Brüt dış borcun milli gelire oranı, 4 puan artışla %43 olmuştur.

IMF tahminlerine göre gelişmekte olan ülkeler ortalamasında bu oran 2012 yılında %24 seviyesindedir.

TSPAKB 23 Brüt dış borçların

milli gelire oranı

%43’e çıkmıştır.

Dış borç stokundan, TCMB ve bankacılık kesiminin varlıkları düşülerek hesaplanan net dış borç stoku, 2011 sonunda 183 milyar $’dan 2012 yılında 189 milyar $’a çıkmış, milli gelire oranı hafif artarak %24 olmuştur.

Dış Borç Stoku (Milyon $)

2011 2012 Değişim Toplam Dış Borç 304.2 336.9 10.7

Hazine’nin açıkladığı tahminlere göre, 2013 yılında özel sektörün 33 milyar $’ı kısa vadeli olmak üzere toplam 69 milyar $, kamu kesiminin ise toplam 11 milyar $ dış borç (anapara ve faiz) geri ödemesi mevcuttur.

0%

2008 2009 2010 2011 2012

Uzun Vadeli Brüt Borç Kısa Vadeli Brüt Borç Brüt Dış Borç/GSYH Net Dış Borç/GSYH

Dış Borç Stoku

Kaynak: Hazine

Dış Borç Stoku

Milyar $

FİNANSAL

In document Gjennom ungdommens øyne. (sider 46-51)