VERN AV IKKJE-MATRIELLE KULTURMINNE
HANDLINGSBOREN TRADISJON
Türk halkının çağın çok gerisinde ve Anadolu'nun her türlü bayındırlıktan yoksun kalmasında, ülkenin sömürgeleĢip yabancı boyunduruğuna girmesinde en önemli etkenlerin baĢında, Osmanlı Devletinin eğitim alanındaki büyük ihmalleri, bağıĢlanmaz yanlıĢları ve baĢarısızlıkları gelmektedir. Nitekim Cumhuriyetin Osmanlıdan devraldığı eğitim mirası, ne yazıktır ki yıkıntıdan baĢka bir Ģey değildir. Halkın büyük çoğunluğu okulsuz, öğretmensiz, koyu bir bilgisizlik içindedir103.
Osmanlı ilmiye teĢkilatı, 15. ve 16. yüzyılda oldukça ileri bir seviyedeydi. Yükselme devrinin devlet adamlarını yetiĢtiren bu teĢkilatın 18.
ve 19. yüzyıla gelindiğinde çok farklı bir mahiyet aldığını görürüz. Zamanla medresenin ilimle değil siyasetle uğraĢtığını görürüz. Bu nedenle siyasetin emrine girmesi de kaçınılmaz olmuĢtur104. Osmanlı modern eğitim kurumlarının ilk örnekleri, askeri okullar oluĢturmuĢtur105. 19. yüzyılda Tanzimat Fermanı, eğitim yönünden de önemli bir dönemeçtir106.
19. yy. boyunca yapılan faaliyetlerde muhtemelen en büyük baĢarı eğitimde olmuĢtur 107 yine de okullar hem nicelik hem nitelik yönünden yeterli değildir108.
102Türkay, a.g.e., s. 53
103 Duman, a.g.e., s.28
104 Turan ve diğerleri, a.g.e., s.15
105 Durmuş Yalçın, Yaşar Akbıyık ve diğerleri, a.g.e., 2. cilt, s.104
106 a.g.e., 2. cilt, s.104-105
107 Tunçay, a.g.e., s.417
108 Ozankaya, a.g.e., s.388
Bu dönemde Yabancı okullar iyi finanse ediliyor, Türklere destek olmayan bir politika izleniyor ve büyük ölçüde siyasal propaganda yapılıyordu. Hemen hemen ―Osmanlı Hıristiyan‖ ulusların bütün Türk aleyhtarı temsilcileri, ülke dıĢı yasalara bağlı yabancı okullardan yetiĢmiĢlerdir.
Yabancı dini okullarda öğrencilerin yaklaĢık % 40 ı öğrenim görmektedir. Toplam öğrenci sayısının % 17,5 i Rum, % 12,6 sı Ermeni,
%5,6 sı Fransız, %3,5 i Amerikan, % 1,2 si Ġngiliz ve %0,3 ü Alman okullarında okumaktadır.
Ermeni ve Rum okullarına Türkler gitmese de diğer okullara giden Türk öğrenci sayısı azımsanmayacak derecededir. Türk okullarından bazıları ise sadece ad olarak Türk’tür ve maalesef Fransız ve Ġngiliz etkisi altındadırlar109.
Azınlık okullarının yurdun genelinde faaliyet gösterdiğini gördüğümüz bu dönemde kültür emperyalizminin de en üst seviyede olduğunu söyleyebiliriz.
Tablo 5: 1919 Yılında Yurt Genelindeki Yabancı Misyon Okulları A.B.D. ĠNGĠLĠZ ALMAN
Çocuk Yuvaları 11 1 7
Öğrenciler 453 86 300
Ġlkokullar 337 7 18
Öğrenciler 18.578 740 1.168
Orta Öğretim 28 5 1
Öğrenciler 3.686 1.364 174
Kolejler 11 - -
Öğrenciler 1.111 - -
Toplam Öğrenci 24.059 2.190 1.678
109 Alptekin Müderrisoğlu, KurtuluĢ SavaĢı Mali Kaynakları, İstanbul, Kastaş Yayınları, 1988, s.60
Tablo 5’i 110 incelediğimizde; yabancı okullardaki Amerikan vatandaĢlarının çoğunlukta olduğunu görmekteyiz. Amerika BirleĢik Devletlerinin Birinci Dünya savaĢında Anadolu topraklarını fiilen iĢgal etmemesine rağmen, ülkemiz topraklarındaki vatandaĢlarının sayısal çokluğu, öğrenci sayısıyla göze çarpmaktadır. Bu yabancı okullar, sadece Ġstanbul, Ġzmir gibi büyük Ģehirlerde değil, o dönemde Anadolu’nun her bir köĢesinde faaliyet gösteriyorlardı.
Orta Anadolu’da ve yurdun diğer yerlerinde meydana gelen isyan hareketleri ve çete faaliyetlerinde, bu okullarda çalıĢan hocalardan ve okullarda öğrenim gören öğrencilerden bazılarının aktif katılımının olduğu bilinen bir gerçektir.
ÇalıĢma konumuz açısından eğitimin önemini güzel bir örnek ise Ģöyledir:
Bozkır isyanın baĢ müsebbiplerinden Zeynel Abidin; rivayete göre, cübbesinin altında taĢıdığı küçük elektrik feneriyle Bozkır dağlarında dolaĢırken ayaklarının önünü aydınlatır, cahil köylüler de bu ıĢıkları görünce onun “Nur Saçtığını” zannederlermiĢ111. Bu örnek bile bölge halkının ne derecede kandırılabileceğini ve eğitimin önemini bize göstermektedir.
Milli Mücadele öncesinde Misak-ı Milli sınırları içinde, 12.812 ilkokul mevcuttu. Bu okullarda 19.212 öğretmen çalıĢmaktaydı. Aynı dönemde okuyan öğrenci sayısı 596.460'dı. Yine aynı dönemde orta öğretimdeki okul sayısı 1.815 ve öğrenci sayısı 27.461'dir. Fakültelerle birlikte 17 yüksek okul, buralarda ders veren 368 profesör ve 6.677 öğrenci de eğitimin üst düzeyini oluĢturuyorlardı112.
110 Tunçay, a.g.e., 418
111 Altay, a.g.e., s.192
112 Müderrisoğlu, a.g.e., s.61
Milli Mücadele yıllarında Konya'da eğitim ve öğretim eski usul (medrese) ve yeni usul (Batı) eğitim sistemi Ģeklindedir. Öğretmenlerin araĢtırmaları artsın diye zaman zaman ödüllü eser yazımları teĢvik ediliyordu113. Konya'da Milli Mücadele Döneminde savaĢ nedeniyle yeni okullar açılamamıĢtır.
Maarif müdürlüğünün, 1921-1922 ve 1922-1923 eğitim ve öğretim yıllarında okullara alacakları yatılı öğrencilerde öncelikle, Ģehit ve öksüz çocuklar arasından alınmasını kararlaĢtırdığını görürüz114. Ayrıca halka yönelik okuma-yazma kursları da açılmıĢtır115.
Ġstiklal SavaĢı boyunca ilmiye mensupları, ordumuzun zaferi için olanakları ölçüsünde çalıĢmıĢtır116.
Konya ilinde cumhuriyet ilanından itibaren 15 sene zarfında yeniden yapılan veya ikmal edilen ilkokul binalarını tablo 6 ile inceleyebiliriz117.
113 ÖĞÜT GAZETESĠ 24 Ağustos 1922, s.929
114 Avanas, a.g.e., s.258
115 BABALIK GAZETESĠ 3 Aralık 1921, s.754
116 Sadi Irmak, Milli Mücadele'de Atatürk'ün Çevresi Ġlk Mücahitler, İstanbul, Genç Yayıncılık, 1986, s.274
117 Avanas, a.g.e., s.252
Tablo 6: Konya'da Bulunan ve Cumhuriyet Ġlanından Ġtibaren 15 Sene Ġçinde Yeniden üzerinde nüfusu barındıran Konya’da, toplam 149 okulun bulunması oldukça yetersizdir. Bu yetersizliğin getirmiĢ olduğu cehalet, Konya ve Bozkır isyanlarında, isyancılar tarafından halkı kandırmak suretiyle kullanılmıĢtır.
Türkiye Cumhuriyeti kurulurken kendi eğitim sistemini kurmuĢtur118. Atatürk’ün, eğitimin durumuna iliĢkin baĢlıca teĢhisleri Ģu yöndedir;
“Toplumumuzda yaygın bir bilgisizlik vardır, eğitim ve öğretimde yöntem uygun değildir, çocuklarımızın üzerinde aile baskısı vardır, eğitimimiz milli değildir, istikrarlı eğitim politikamız yoktur, eğitimimizin amacı; kendini, hayatı bilmeyen, her konuda yüzeysel bilgi sahibi, tüketici insan yetiştirme olmuştur.119”
118 Durmuş Yalçın ve diğerleri, a.g.e., 2. cilt, s.105
119 Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürkçü DüĢünce El Kitabı, Ankara, Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, 1998, s.184