• No results found

Değerler bireylere rastgele kazandırılmaz. Değer eğitimi sürecinde eğiticilere yol gösterecek bazı yaklaşımlar benimsenir. Değerlerle ilgili literatüre bakıldığında değerler eğitimi ile ilgili farklı yaklaşımların olduğu görülmektedir. Bu yaklaşımlar şu şekilde sıralanabilir:

1. Değerleri Telkin Etme, Aşılama 2. Değerleri Belirginleştirme, Açıklama 3. Değer Analizi

4. Ahlaki Muhakeme

Bu yaklaşımlar geçerliliği herkes tarafından kabul edilen ve klasik olarak adlandırılan yaklaşımlardır. Fakat zaman içinde yetersiz görüldükleri için karakter eğitimi ve örtük program bu yaklaşımlara ilave edilmiştir. Bunun yanı sıra “vatandaşlık eğitimi” adlı yedinci bir yaklaşımdan söz eden araştırmacılar da vardır.

2.6.1. Değeri Telkin Etmek, Aşılamak (Değerlerin Doğrudan Öğretimi Yaklaşımı)

Bu yaklaşımın temelinde yetişkinlerin, çocukların davranışlarını şekillendirme ve onlara iyi alışkanlıklar kazandırma sorumluluğu olduğu, bu yüzden de değerleri doğrudan öğretmeleri gerektiği anlayışı yatmaktadır (Halstead ve Taylor, 2000’den aktaran: Doğanay, 2006, s.

267). Telkin yaklaşımında öncelikle kazandırılacak değerler belirlenir, belirlenen değerler zamanı belirlenmiş ve programlanmış etkinlikler aracılığıyla kazandırılmaya çalışılır.

Yetişkinler doğru ve gerekli olarak düşündükleri temel değerleri (adalet, doğruluk, dürüstlük, vb) belirler ve bunları empoze etmeye dayalı bir yaklaşımla ve efsanevi kahramanlar, öyküler, töresel oyunlar gibi çeşitli yollarla çocuklara aktarır (Doğanay, 2006, s. 267).

Simon (1972’den akt. Akbaş, 2004, s. 96)’a göre değerleri aşılama yaklaşımı daha çok aileler

tarafından kullanıldığında etkili olur. Aileler öğütlerle çocuklarının değer ve davranışlarını

göstermez. Çünkü veliler çocukların doğumundan itibaren onların yanında oldukları için öğütlerini açıklamaya yeterince zamanları vardır. Öğretmenler ise çocuklarla sınırlı vakit geçirmektedir.

2.6.2. Değerleri Belirginleştirme, Açıklama

1960’ların sonu ile 1970’li yıllarda özellikle ABD’de etkili olan bu yaklaşım Sidney, Simon ve arkadaşları tarafından, telkine dayalı değer öğretiminin etkisini yitirdiği varsayımından hareketle geliştirilmiştir (Akbaş, 2004, s. 12).

Değerleri açıklama yaklaşımının temeli bireylerin kendi yaşamlarında neyin önemli olduğunu nasıl belirlediklerine dayanmaktadır. Değerleri aşılama yaklaşımının aksine bu yaklaşımda birey neye değer vereceğini başkalarının telkiniyle değil kendi özgür kararı ile verir (Doğanay, 2006, s. 269). Bireylere önceden belirlenmiş bir değer listesi sunulmaz.

Aksine sahip oldukları değerleri gözden geçirmelerini sağlayarak değerlerinin farkına varmasını sağlar.

Değer açıklama yönteminin etkili olabilmesi için öğretmenin aşağıdaki yedi basamağa göre hareket etmesi gerekir:

1 . Özgürce seçim ya da bağımsız seçim yapma (seçme özgürlüğü).

2. Bir dizi mevcut seçeneği değerlendirdikten sonra alternatifler arasından seçebilme.

3. Her alternatifin olası sonuçlarını düşünerek değerlendirdikten sonra seçebilme.

4. En önemli ve değerli olduğu düşünülen şeyleri ödüllendirme ve değer verme.

5. Serbestçe (özgür) seçilen bir değeri açıkça söyleyebilme.

6. Serbestçe (özgür) seçilen değerle uyumlu olan bir hareket tarzı (tavır) ortaya koyma.

7. Seçilen değerle uyum içerisindeki bir hareket tarzında tekrar tekrar hareket edebilmek (Akbaş, 2004, s. 674).

2.6.3. Değer Analizi

Sosyal bilimciler tarafından geliştirilen bu yaklaşımın temel amacı, değerlerle ilgili

sorunlarla karşılaşan öğrencilerin karar vermelerini sağlamak için bilimsel araştırma ve

mantıksal düşünme sürecini kullanmalarına yardımcı olmaktır. Bu yaklaşımda değer içeren

soru ya da sorunlar mümkün olduğunca duygular katılmadan ve akıl yürütmeye dayalı olarak

çözülmeye çalışılır. Bu süreçte üst düzey bilişsel süreçler kullanılır (Doğanay, 2006, s. 272).

Ryan (1999’dan aktaran: Akbaş, 2004, s. 14)’a göre bu yaklaşımla öğrenciler bir taraftan örnek olaylardan hareketle ahlaki düşünme becerisini kazanırken diğer taraftan bilimsel problem çözme yöntemini sosyal problemlere uygulamayı öğrenir.

Welton ve Mallan (1999’dan aktaran: Doğanay, 2006, s. 272-273)’a göre değer analizi yaklaşımı, öğrencilerin bütün yeterlikleri kazanana kadar uygulanılması gereken sekiz aşamada gerçekleşir. Bu aşamalar aşağıda verilmiştir:

1. Değer sorununu belirleme

2. Karşılaşılan değer sorununu açıklığa kavuşturma 3. Sorun hakkında bilgi ve kanıt toplama

4. Bilgi ve kanıtların uygunluğunu ve doğruluğunu değerlendirme 5. Olası çözüm yollarını belirleme

6. Çözüm yollarının her birinin olası doğurgularını belirleme ve değerlendirme 7. Seçenekler arasından birini seçme

8. Seçilen öneriler doğrultusunda davranışta bulunma

Bu yaklaşım; dikkati, düşünmeyi ve ayırt etmeyi içinde barındırmaktadır. Örnek olaylar ile öğrenci, olayı yargılar ve olaydan çıkabilecek farklı sonuçları ortaya koyar. Değer analiz yönteminin değer öğretiminde hedefleri şunlardır :

1. Öğrencilere, bir değer nesnesini belli bir şekilde değerlendirmeyi öğretmek,

2. Öğrencilerin, söz konusu değer nesnesi hakkında en akılcı yargıya ulaşmalarına yardım etmek, 3. Öğrencilere, en akılcı yargıya ulaşmayı öğretmek,

4. Öğrencilere, bazı değer nesneleri hakkında genel bir değer yargısını paylasan bir grubun üyesi olunabileceğini öğretmek. (Bacanlı, 1999, s. 22):

2.6.4. Ahlaki Muhakeme

Ahlaki muhakeme yaklaşımı Piaget ve Kohlberg’in bilişsel muhakeme, bilişsel düşünme,

değer ikilemleri ve karar verme süreçleri ile ilgili araştırmalarına dayanır (Fernandes,

1999’dan aktaran: Yazıcı, 2006, s. 508). Akbaş (2004, s.16)’a göre ahlaki muhakeme

yaklaşımında temel amaç öğrencilerin davranışlarına rehberlik edecek ahlaki ilkeler

geliştirmelerine yardımcı olmaktır. Bu yaklaşımda öğrenci ileride karşılaşabileceği

durumlarla yüz yüze getirilir. Böylece öğrenci gelecekteki davranışının toplumun

Kısaca ifade etmek gerekirse ahlaki muhakeme yaklaşımında kişilere ilerideki yaşamlarında

karşılaşabilecekleri çeşitli olumsuz durumları içeren örnek olaylar verilerek, kişilerin o

durumda nasıl davranacakları ve hangi değerleri benimseyecekleri tespit edilir. Bireyin

zihinsel gelişimi ile ahlaki gelişiminin ilişki içerisinde olduğu ve öğretmenlerin rehber

olduğu bu yaklaşımda, her insanın altı ahlaki gelişim evresinden birinde bulunduğu

varsayılır. Farklı türden ikilem barındıran olaylara verdikleri cevaplar onların hangi ahlaki

evrede olduğunu belirtir.