2 Kunnskapsgrunnlaget
2.3 Teoretisk analysegrunnlag: modernitet og identitetskonstruksjoner
Tablo 6’da denek ve denek grubunda bulunan öğrencilerin başlama düzeyi, öğretim sonu ve izleme aşamalarında yazdıkları öykülerin kelime sayısı bakımından uzunlukları gösterilmektedir.
Tablo 6. Öğrencilerin Öykü Uzunlukları (kelime sayısı) Değerlendirme
Oturumları 1. Denek 1. Denek Grubu
2. Denek 2. Denek
Grubu 3. Denek 3. Denek Grubu
BD 30,8 87,5 33,8 82,8 42,8 80,1 ÖSD 99 226,2 169,3 176 103,7 196,1 İZ 3. Hafta 142 187,6 150 - 117 - İZ 8. Hafta - - - - 120 - İZ 10. Hafta - - 115 - - - İZ 12. Hafta 182 - - - - - İZ 15. Hafta - - - - 115 152,3 İZ 17. Hafta - - 120 155,3 - - İZ 19. Hafta 257 207,3 - - - -
Not: BD= Başlama düzeyi, ÖSD= Öğretim sonu değerlendirme, İZ= İzleme
Tablo 6’da görüldüğü gibi birinci denek başlama düzeyinde ortalama 30,8 (en az 27 en çok 36) kelimelik öyküler yazarken, denek grubu ortalama 87,5 (en az 66,4 en çok 106,2) kelimelik öyküler yazmışlardır. Denek ve denek grubunun yazmış oldukları öykülere bakıldığında birbirini tekrar eden cümle ya da kelimeler (Aynı cümle ya da kelimeleri anlam farklılığı yaratmayacak şekilde tekrar etme. Örn: “Ali geldi. Ali geldi.”, “Arkadaşına saat saat aldı.” gibi) kullanmadıkları görülmüştür. Başlama düzeyinde denek ve denek grubundaki öğrencilerin yazmış oldukları öykü uzunlukları arasında ortalama 56,7 kelime grup lehine fark bulunmaktadır. Bu sonuç, başlama düzeyinde zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrencinin yazmada düşük performans gösteren akranlarına göre daha kısa öyküler yazdığını göstermektedir.
Öğretim sonu değerlendirme ortalamalarına bakıldığında birinci denek 99 (en az 85 en çok 115) kelimelik öyküler yazarken, başlama düzeyine göre kelime sayısını 3,2 kat artırarak daha uzun öyküler yazmıştır. Denek grubunda yer alan öğrenciler ise ortalama 226,2 (en az 211,4 en çok 263,8) kelimelik öyküler yazarak başlama düzeyine göre kelime sayısını 2,5 kat artırarak daha uzun öyküler yazmışlardır. Denek ve denek grubunun yazmış oldukları öykülere bakıldığında birbirini tekrar eden cümleler ya da kelimeler kullanmadıkları görülmüştür. Öğretim sonrası denek ve denek grubundaki öğrencilerin yazmış oldukları
öykü uzunlukları arasında ortalama 127,2 kelime grup lehine fark görülmektedir. Bu sonuçlar, hem birinci deneğin hem de birinci denek grubunun başlama düzeyine göre öğretim sonunda daha uzun öyküler yazdıklarını, ancak zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrenci ile grup performansı arasında grup lehine fark olduğunu göstermektedir.
Öğretim bittikten 3, 12 ve 19 hafta sonra yapılan izleme oturumlarına bakıldığında, birinci deneğin sırasıyla 142, 182 ve 257 kelimelik öyküler yazarak, tüm izleme oturumlarında öğretim sonu değerlendirme ortalamasından daha kısa öyküler yazmıştır. Birinci deneğin izleme oturumlarında yazdığı en kısa öykü, öğretim sonu ortalamasından 43 kelime daha uzundur. Denek grubunda yer alan öğrenciler ise öğretimden 3 ve 19 hafta sonra yapılan izleme oturumlarında sırasıyla 187,6 ve 207,3 kelimelik öyküler yazarak her iki izleme oturumunda öğretim sonu değerlendirmelerde yazdıkları öykülerden daha kısa öyküler yazmışlardır. Denek ve denek grubunun yazmış oldukları öykülere bakıldığında birbirini tekrar eden cümleler ya da kelimeler kullanmadıkları görülmüştür. Birinci denek son izleme oturumunda yazmada düşük performans gösteren akranlarına göre daha uzun bir öykü yazmıştır. Ayrıca bu sonuç öykü uzunlukları bakımından ikinci ve üçüncü izleme oturumlarında zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrencinin yazmada düşük performans gösteren akranlarının yazmış oldukları öykülere kelime sayısı bakımından daha yakın öyküler yazdıklarını da göstermektedir.
Tablo 6’da görüldüğü gibi ikinci denek başlama düzeyinde ortalama 33,8 (en az 22 en çok 45) kelimelik öyküler yazarken, denek grubu ortalama 82,8 (en az 62 en çok 120) kelimelik öyküler yazmışlardır. Denek ve denek grubunun yazmış oldukları öykülere bakıldığında birbirini tekrar eden cümle ya da kelimeler kullanmadıkları görülmüştür. Başlama düzeyinde denek ve denek grubundaki öğrencilerin yazmış oldukları öykü uzunlukları arasında ortalama 49 kelime grup lehine fark bulunmaktadır. Bu sonuç, başlama düzeyinde zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrencinin yazmada düşük performans gösteren akranlarına göre daha kısa öyküler yazdığını göstermektedir.
Öğretim sonu değerlendirme ortalamalarına bakıldığında ikinci denek 169,3 (en az 101 en çok 183) kelimelik öyküler yazarken, başlama düzeyine göre kelime sayısını 5 kat artırarak daha uzun öyküler yazmıştır. Denek grubunda yer alan öğrenciler ise ortalama 176 (en az 148 en çok 214) kelimelik öyküler yazarak başlama düzeyine göre kelime sayısını 2,1 kat artırarak daha uzun öyküler yazmışlardır. Denek ve denek grubunun yazmış oldukları öykülere bakıldığında birbirini tekrar eden cümleler ya da kelimeler kullanmadıkları
görülmüştür. Öğretim sonrası denek ve denek grubundaki öğrencilerin yazmış oldukları öykü uzunlukları arasında ortalama 6,7 kelime grup lehine fark görülmektedir. Bu sonuçlar, hem ikinci deneğin hem de ikinci denek grubunun başlama düzeyine göre öğretim sonunda daha uzun öyküler yazdıklarını, ayrıca zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrenci ile yazmada düşük performans gösteren akranları arasında çok az bir fark olduğunu göstermektedir. Öğretim bittikten 3,10 ve 17 hafta sonra yapılan izleme oturumlarına bakıldığında, ikinci deneğin sırasıyla 150, 115 ve 120 kelimelik öyküler yazarak, tüm izleme oturumlarında öğretim sonu değerlendirme ortalamasından daha kısa öyküler yazmıştır. Denek grubunda yer alan öğrenciler ise öğretimden 17 hafta sonra yapılan izleme oturumunda 155,3 kelimelik öyküler yazarak oturumunda öğretim sonu değerlendirmelerde yazdıkları öykülerden daha kısa öyküler yazmışlardır. Denek ve denek grubunun yazmış oldukları öykülere bakıldığında birbirini tekrar eden cümleler ya da kelimeler kullanmadıkları görülmüştür. Bu sonuçlar ikinci denek ve denek grubunun izleme oturumlarında öğretim sonu değerlendirme oturumlarına göre daha kısa öyküler yazdıklarını, ayrıca zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrenci ile yazmada düşük performans gösteren akranları arasında öğretim sonu değerlendirmelere benzer şekilde grup lehine çok az bir fark olduğunu göstermektedir. Tablo 6’da görüldüğü gibi üçüncü denek başlama düzeyinde ortalama 42,8 (en az 20 en çok 52) kelimelik öyküler yazarken, denek grubu ortalama 80,1 (en az 55 en çok 110) kelimelik öyküler yazmışlardır. Denek ve denek grubunun yazmış oldukları öykülere bakıldığında birbirini tekrar eden cümle ya da kelimeler kullanmadıkları görülmüştür. Başlama düzeyinde denek ve denek grubundaki öğrencilerin yazmış oldukları öykü uzunlukları arasında ortalama 37,3 kelime grup lehine fark bulunmaktadır. Bu sonuç, başlama düzeyinde zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrencinin yazmada düşük performans gösteren akranlarına göre daha kısa öyküler yazdığını göstermektedir.
Öğretim sonu değerlendirme ortalamalarına bakıldığında üçüncü denek 103,7 (en az 85 en çok 128) kelimelik öyküler yazarken, başlama düzeyine göre kelime sayısını 2,4 kat artırarak daha uzun öyküler yazmıştır. Denek grubunda yer alan öğrenciler ise ortalama 196,1 (en az 158 en çok 252) kelimelik öyküler yazarak başlama düzeyine göre kelime sayısını 2,4 kat artırarak daha uzun öyküler yazmışlardır. Denek ve denek grubunun yazmış oldukları öykülere bakıldığında birbirini tekrar eden cümleler ya da kelimeler kullanmadıkları görülmüştür. Öğretim sonrası denek ve denek grubundaki öğrencilerin yazmış oldukları öykü uzunlukları arasında ortalama 92,4 kelime grup lehine fark görülmektedir. Bu sonuçlar,
hem üçüncü deneğin hem de üçüncü denek grubunun başlama düzeyine göre öğretim sonunda daha uzun öyküler yazdıklarını, ancak zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrenci ile yazmada düşük performans gösteren akranları arasında grup lehine fark olduğunu göstermektedir.
Öğretim bittikten 3,8 ve 15 hafta sonra yapılan izleme oturumlarına bakıldığında, üçüncü deneğin sırasıyla 117, 120 ve 115 kelimelik öyküler yazarak, tüm izleme oturumlarında öğretim sonu değerlendirme ortalamasından daha uzun öyküler yazmıştır. Denek grubunda yer alan öğrenciler ise öğretimden 15 hafta sonra yapılan izleme oturumunda ortalama 152 kelimelik öyküler yazarak öğretim sonu değerlendirmelerde yazdıkları öykülerden daha kısa öyküler yazmışlardır. Denek ve denek grubunun yazmış oldukları öykülere bakıldığında birbirini tekrar eden cümleler ya da kelimeler kullanmadıkları görülmüştür. Bu sonuçlar üçüncü denek ve denek grubunun izleme oturumlarında öğretim sonu değerlendirme oturumlarına göre daha kısa öyküler yazdıklarını, ayrıca zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrenci ile yazmada düşük performans gösteren akranları arasında öğretim sonu değerlendirmelere benzer şekilde grup lehine çok az bir fark olduğunu göstermektedir.