• No results found

RESEARCH METHODOLOGY

In document Valuation of Norwegian Property ASA (sider 27-30)

ğini sordu.

Baba : «Başıma kalın örtüler sardım, uzun geceyi

düşü­

nerek.»

Bu kez kıkırdamadı, doğru dürüst güldü :

uSenin

de so­

nun benimki gibi olacak, Marianne. Ayrıca

belirteyim,

bunu söylemekle buradaki misyonumu yerine getirmiş bulunuyorum.»

Gülümsediler,

kadın : <cSoğuk, değil

mi?)>

Sitenin öbür tarafındaki yoldan bayır aşağı yürüd

ü

l

e r

.

Baba

bir

ara duraladı, işaret parmağını kaldırdı. Kadın ilerlerken döndü,

sadece :

«Her aklına bir şey geldiğin­

de durmasana. baba., çocukken de sinirimi bozardı bu

huyun.•

Ertesi gün, · yakındaki alışveriş merkezindeki büyük

bir

mağazanın kadın giyimi bölümünden g·eçiyorlardı. Bir satıcı kadın, prova kabininden yeşil bir kootümle çıkıp Ortalıkta bakınmakta olan yabancı bir kadına, ccBu size harika uyduı; �

dedi.

Baba yanlarına yaklaştı : ccAına doğ­

ru değil ki bu söylediğiniz. Elbise bir rezalet. Hiç mi hiç yakışmadı hanıma.» Kadın bir çabuk yanlarına geldi, babasını çekti, uzaklaştılar.

Yürüyen merdivene bindiler, merdivenin sonunda ayağı takıldı babanın. Yürürlerken, kadına bakarak : ccBirlik­

te bir resim çektirmeden edemeyeceğim. Bir otomat var mı burada?» Fotoğraf otomatının önüne geldiklerinde bir adam fotoğraf banyösunu değiştirmekle uğraşıyor­

du. Baba aygıtın dışına konmuş örnek fotoğraflara doğ­

ru eğildi : Gülümsemek üzere kıvrılan dudaklarının arasından dişleri görülen, gençten bir adamın ar­

darda dört pozu ; resimlerin birinde bir de kız vardı yanında. Baba banyoyu değiştirip sandığı kilitleyen, sonra da doğrulan adamı seyrediyordu; sonra resimleri göstererek, şaşırmış gibi : ccAma bu sizsiniz, değil mi?ıı

69

Adam, fotoğraflarının yanıbaşında duruyordu : bu ara­

da çok daha yaşlanmış, saçı hemen hemen hiç kalma­

mıştı, gülümseyişi de başkaydı. Başını sallamakla ye­

tindi. Baba, kız hakkında bir soru sordu, ama

adam

eliyle sadece, arkasına bir şey atıyormuş gibi bir hareket yapıp uzaklaştı.

Resimler çekildikten sonra almak için beklerken oralar­

da dolaştılar; baba birçok şeylerin önünde durup bakı­

yordu. Tam otomata döndüklerinde bir resim şeridi çı­

kıyordu. Kadın uzanıp aldı; ama resimlerdeki hepten yabancı bir adamdı.

Çevresine bakındı : resimdeki adam karşısındaydı :

•Si­

zin

resimler çoktan hazır• , dedi adam,

«izninizl alina­

dan baktım. ôzür dilerim.» Resimleri değiştiler. Baba uzun uzun adamın yüzüne baktı : «

Siz

oyuncusunus,

de­

ğil

mi?»

Adam ses çıkarmadan başıyla evet işareti yaptı ..

bakış­

larını

kaçırarak : «Ama şu anda işsizim.•

Baba : «Söyleyeceğiniz şeyden utanıyorsunuz hep. Utan­

dığınız için de yersiz kaçıyor söylediğiniz.,.

Adam güldü, gene bakışlarını öte yana döndürdü.

Baba : ccÖzel hayatınızda da öyle korkak mısınız?»

Adam önce gülüp bakışlarını kaçırdı, sonra hemen ge­

ne babaya döndü.

Baba : «Sizin yanlışınız, öyle sanıyorum ki, hep kendi­

niroen birşeyleri kendinize saklamanız. Bir oyuncu için yeteri kadar utanmaz değilsiniz. Şu Amerikan filmle­

rindeki gibi biri olmak istiyorsunuz, ama hiçbir riske de girmiyorsunuz. Onun için poz kesip duruyorsunuz sa­

dece.»

Adam kadına baktı,

ama

kadın katılmadı, Baba : «Be­

nim

kanım şu ki, siz adamakıllı koşmayı öğrenmelisiniz, adamakıllı haykırmayı, ağzını açmayı. Benim gözledi­

ğim, siz esnerken bile ağzınızı açmaya c�aret etmiyor­

sunuz.» Karnına bir yumruk indirdi, adam iki

büklüm

oldu. •Antrenmanlı da değilsiniz. Ne zamandır işsl.7.si­

niz?»

Adam

: 11Günleri hiç saymıyorum artık.»

-Baba : 11Bundan sonraki

filminizde beni

anladığınızı gösteren bir işaret yapın.»

Adam yumruğunu avuc'..dla vurdu. Baba bu hareketi taklit ederek : «Tastamam öyle işte! ıı Sonra uzaklaştı, bu arada arkasına dönerek : «Sizi keşfeden olmadı

ki

daha ! Beni sevindiriyor filmden filme yaşlandığınızı görmek.»

Oyuncuyla kadın babanın arkasından baktılar, sonra vedalaşmak için el sıkıştilar, aynı anda da hafif bir elektrik şokuyla irk_ilc:liler.

Kadın : «Kışın her şey elektrikleniyor. n

7 1

Birbirlerinden ayrılacakken aynı yöne gidecek olduk­

larını

farkettiler; böylece konuşmadan yan yana yürü­

düler. Otoparkın önünde, bu arada babaya. da y�tişıniş­

lerdi, başlarını eğerek bir kere daha vedalaştılar, ama gene bir süre beraber yürüdüler, çünkü arabaları nere­

deyse yan yana duruyordu.

,Arabada giderlerken kadın adamın yanlarından geçtiği­

ni

gördü; ileriye bakıyordu; kadın saptı.

Kadın baba ve çocukla istasyonda duruyordu. Tren yak­

laşırken : «Bana iyi geldi burada olman, Baba» . dedi.

Daha da konuşacaktı, ama sadece bir şeyler geveledi.

Baba çeşitli el kol hareketleri yaptı, sonra, yol çantasını yerinden kaldıran çocuğa : «Biliyorsun, renkleri hal!

ayırt edemiyorum. Ama bilmelisin ki, hala yapmadığım bir şey daha var : Bunca ihtiyarlığıma rağmen evde ter­

lik giymiyorum, hem bununla

da

neredeyse gurur du­

yuyorum. Çevik

adımlarla, ayağı

takılmadan, geri

geri

basamakları

tırmandı; bu

arada hareket etmiş olan tre­

In document Valuation of Norwegian Property ASA (sider 27-30)