6.2 Analysis of Cryptocurrency market
6.2.3 Analysis of Categories
‘Ey yüce Ahura katında olan su Överim seni zerv ile ve iyi düşünce ile’
Ocena,
Dün bugün ve yarın hep parıldayacak dünya üzerinde beyaz bir ışık gibi.
Bu ışığı sadece sevdalı yüreklere sahip in-sanlar görebilecek.
İnsanlık, tarihi boyunca suyu kutsamış ve gereken önemi vermiştir ona. Eski çağ söylence-lerinde suya karşı müthiş bir övgü ve tapınma gö-rülmektedir. İnsan için su her zaman önemli ol-muş ve bu önemini hiç yitirmemiştir.
Kimi mitolojilerde hayatın kaynağı olarak gö-rülmüş ve onun için koruyucu meleklerle tanrıları olmuştur. İran mitolojisinde olduğu gibi, Apamna-pat suların koruyucu meleğidir.
Zerdüştilerin kutsal kitabı Avesta da sudan övgüyle bahseder ve suyun kirletilmesi günah sayılır. Su Sümerlerde olduğu gibi İranlılarda da saygıda kusur edilmez ve dünyanın dengesi içinde önemli bir yaratıcı güç olarak kabul edilir. Bun-dan kaynaklı suyun önemi ve kutsallığı üzerine Zerdüşçülüğün kutsal kitabı olan Avesta’da sık sık vurgu yapılmaktadır.
Yaratılışın ve doğuşun sudan olduğuna ina-nan Asur, Mısır, Hint, İran, Babil, Yuina-nan uygar-lıklarının mitolojilerinde evrenin ve hayatın sudan başladığı anlatılır.
Suyun önemini çağlar öncesinden beri bi-len insan bugün gelinen noktadaysa artık birkaç kuruş için bile heba edeceği bir noktada bulun-maktadır. Bu noktada duran sadece kapitalist sömürgeci sistemin kendisidir. Birkaç yıldan beri çok yoğun bir şekilde yaşamakta olduğumuz H.E.S. yağmalama projeleriyle birlikte suyumuza ve doğamıza karşı müthiş bir talan politikası gü-dülmektedir. Yöre halkların karşı duruşu polis ve jandarma dipçikleriyle bastırılırken her türlü dev-let terörü uygulanmakta ve halka karşı çeşitli çete örgütlenmeleriyle gözdağı verilmek istenmektedir.
Ancak halklar bu palavraları yutmamakta ve ya-şam alanlarına yönelen bu saldırılara karşı dur-maya devam etmektedir yurdun dört bir bucağın-da. Genelde bütün H.E.S. yağmalama projelerine olmakla birlikte özelde Solaklı Vadisi’ne dikkatle-rinizi çekmek isterim.
Solaklı Vadisi geçmişinden beri birçok dire-nişlere ev sahipliği yapmış ve halen yapmaktadır.
12 Eylül kanlı postal sindirme hareketinde de payına düşeni fazlasıyla aldı. Bu gün hala o gün-lerin izgün-lerini kayalarında görmek mümkün. “Kök-nar faşizme mezar olacak’’ yazılamasının Magreya Kurçe (Uzun Kayalar) denilen kayaların üzerinde halen silik de olsa izlekleri mevcuttur. Solaklı Va-disi tarihinde ikinci kez topyekûn karşı koyuşu-dur. İlki tarihini tam olarak hatırlayamadığım bir genel seçimin boykot edilmesi ve sandıkların gel-diği gibi boş gitmesiyle oldu. O olay Anadolu top-raklarında yaşanan ender demokratik eylemlerden biriydi. Bugünse birkaç yıldan beri devam eden Solaklı Vadisi üzerindeki H.E.S. yağma projelerine
karşı yine yedisinden yitmişine kadar birçok Oce-nalı ayaktadır. Yaşam alanlarını savunmak için yetmişinde, seksenindeki Ocenalılar kâh polis co-puyla kâh asker dipçiğiyle karşı karşıya gelmekte-dir. Kanunsuz bir şekilde evlerine baskınlar yapıl-makta; kadın, yaşlı dinlemeden hakaretlere maruz kalmaktadırlar.
Yüzyıllardan beri Solaklı Vadisi’nde yaşam-larını sürdüren Ocenalılar devlet denilen aygıtla çeşitli nedenlerden dolayı zaman zaman karşı kar-şıya gelmişlerdi. Osmanlı Dönemi’nde dinlerinin değiştirilmek istenmesiyle uzun bir zaman çetin ve insanlık dışı uygulamalara maruz kaldılar. Cum-huriyet Dönemi’ndeyse asimilasyon politikalarını genişleterek devam etmiştir. Solaklı Vadisi üzerin-de bulunan aşağı ve yukarı Ocena üzerin-denizüzerin-den yak-laşık 1200 metre yükseklikte dört bir tarafı çam ormanlarıyla kaplı ve birçok ırmağıyla birlikte şi-rin bir yerleşkedir. H.E.S. yağma projeleriyle yeşili soldurulmak ve suyuna el konulmak istenmekte-dir.
Yaklaşık olarak elli beş kilometre olan Solaklı Deresi üzerinde otuz altı H.E.S. Projesi bulunmak-tadır. Bunların birkaç tanesini yapmışlar ve ka-lanlarını da yapmak için uğraşmaktalar.
Kapitalist sistem açısından hiçbir şeyin ne kutsallığı ne de önemi kalmamıştır. Ne kadar para eder ve ne kadar para kazandırır ona bakıyorlar, yukarıda aktardığım satırlardaki mitolojik söylen-celer ve yaşlı Ocenalının anlattığı Solaklı’nın bere-ketli suyunun artık bir önemi kalmadı egemenler açısından. Ancak biz Ocenalılar için hala ilk gün gibi önemlidir ve sonsuza dek öyle olacak.
Kısacası Ocena artık eski Ocena olarak kala-bilecek mi? Doğrusu bilemiyorum. Daha şimdiden birçok yeri tahrip edilmiş durumda. Artık eski za-man hikâyelerinin geçtiği mekânlar ortalıkta yok
geride sadece sevdalı düşler ve kırık gözyaşları var.
Solaklı vadisinin yeşilini soldurabilirler, su-yunu tünellere hapsedebilirler ama ışığını asla söndüremezler.
Önsöz Dergisi, 33.Sayı