• No results found

I The model

B. Trading costs

Eğitim, toplumların geleceği için son derce önemli bir konudur. Sağlıklı bir toplumdan kasıt aslında, bir takım gelişmişlik ve medeniyet kavramı ile ifade edilebilecek değerlerin, söz konusu toplumda var olup olmadığı ile ilgilidir. Bu değerlerin tam olarak yerleştirilmesi elbette ki ütopik bir amaçtır. Ancak, toplumda bu yönde bir gelişimin amaç edilmesi çağdaş dünyada beklenen bir durumdur.

Okulların toplumun kılcal damarları ile ilişki içerisinde olduğu, toplumu oluşturan her bireyin hayatında okulun önemli bir yer tuttuğu düşünüldüğünde, sözü edilen manada sağlıklı bir toplum inşa etmede okulun ne derece önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Toplum hayatında bu denli önemli bir yeri olan okullarda, toplumda yerleşmesi hedeflenen etik davranışlar daha da önem kazanmaktadır. Okullarda hizmet sunan tüm görevlilerin, başta okul yöneticilerinin davranışlarında, kararlarında etik kaygılara dikkat etmeleri önem arz etmektedir. Bu noktada, öncelikle okul yöneticilerinin karar alırken etik duyarlılığın ikinci plana itilmesine etki eden birtakım olgular göz ardı edilemez.

Okul yöneticilerinde etik karar verme kavramının daha kapsamlı incelenmesi için, okul yöneticilerinin karar verirken etik ikileme düştükleri alanları belirlemek yararlı olacaktır. Bir okulun paydaşlarına ve bu paydaşların okul yöneticileri ile ilişki kurmalarının nedeni olan, yöneticilerden beklenen roller vardır. Okul Paydaşları ve bu paydaşlarca, okul yöneticisinden beklenen roller şu şekilde gösterilebilir:

313 Engin Karadağ ve Esra Tekel, «İlkokul ve Lise Okul Müdürlerinin Karşılaştıkları Ahlaki İkilemlere İlişkin Nitel Bir Çalışma», İş Ahlakı Dergisi 10.1, 2017, 77-98.

100

Tablo-7 Okul Paydaşları ve Bunların Okul Yöneticisinden Beklediği Görevler

Paydaş Yöneticiden Beklenen Rol

1 1

Öğrenciler: Halen aktif öğrenciler, mezunlar.

Tüm öğrenci işeri; kayıt, nakil, ayrılma, eğitim ortam ve süreçleri, donanım ve okul işletmesi, temsil.

2 2 2

Öğretmenler: Halen

görev yapan, geçmişte görev yapmış.

Özlük işleri, başlama, ayrılma, izin, görev dağılımları, ödül, ceza, denetim ve değerlendirme, eğitim ortam ve süreçleri, donanım ve okul işletmesi, temsil.

3 3

Yardımcı personel:

Güvenlik, hizmetli, büro personeli, mutfak personeli vs.

Özlük işleri, başlama, ayrılma, izin, görev dağılımları, ödül, ceza, denetim ve değerlendirme, görev ortamları, donanım ve okul işletmesi.

4

4 4

Öğrenci velileri:

Öğrencinin yasal velisinin yanında anne, baba, birlikte

yaşadığı bireyler ve

akrabaları.

Tüm öğrenci işleri hakkında bilgi, hizmet, rapor ve talep eden ana kitledir. Tüm öğrenci işeri; kayıt, nakil, ayrılma, eğitim ortam ve süreçleri, donanım ve okul işletmesi, faaliyet, etkinlik, temsil.

5 5 5

Hizmet sunanlar: Kantin, servis, aile birliği, mal ve hizmet alınan tüm firmalar.

Sözleşme, görev dağılım, denetleme, fiziksel ortam ve donanım, temsil.

6 6

Üst makamlar: İlçe Milli

Eğitim Müdürlüğünden

Bakanlığa kadar sıralı birimler

Yazışma, raporlama, bilgi verme, toplantı ve onaya sunma, temsil.

7 7

Okul dışı çevre: Yakın esnaf çevresi, belediye ve muhtarlıklar, Sivil toplum kuruluşları, dernekler, sendikalar, siyasetçiler.

Okulun tüm faaliyet, iş ve işlemlerinin temsili.

Tablo-7’de, okul yöneticisinin asıl görev alanından başlamak üzere, önem sırasına göre bir sıralama sunulmuştur. Tablodan da anlaşılacağı üzere okul

101

yöneticisinin çok fazla sorumluluk alanı vardır. Bunun yanında, tüm paydaşlara karşı da bir temsil sorumluluğu bulunmaktadır. Yani okuldaki her türlü olumsuzluk ve aksaklıkta ilk muhatap okul yöneticisidir denilebilir. Okul yöneticileri, bulundukları okulla ilgili akla gelebilecek her türlü işle uğraşmakta ve her işi yapmak durumunda kalmaktadırlar. Bu durum, okul yöneticisinin aslî görevinden uzaklaşmasına neden olmaktadır314. Uğraşılması gereken bunca sınırsız iş, okul yöneticisini oldukça riskli durumlara sokmakta, çoğunlukla etik ikilemlere itmektedir.

Yapılan bir araştırmaya göre okul yöneticilerinin, bu zor görevi yaparken karşılaştıkları ikilem alanlarının sırası ile;

 Öğrenci işleri,

 Okul dış çevre ilişkileri,

 Personel işleri,

 Okul işletmesi ve

 Okul veli ilişkileri 315 olarak ifade edilmektedir.

Aydın, eğitim ve öğretimde etik adlı kitabında, okullardaki etik sorunları kazuistik (örnek olay) bir tarzda ifade etmeye çalışmış ve gerçekçi örnekler sunmuştur. Bahsedilen çalışma incelendiğinde benzer sorunlardan bahsedildiği görülmektedir316. Son yıllarda okullara ödenek gönderilmemesi kaynaklı etik problemlerin arttığı söylenebilir. Hükümetlerin acilen okullara kaynak aktarması gerektiği sonucu çıkarılabilir.

Okul Müdürlerinin karşılaştıkları etik ikilemleri ortaya çıkarmaya çalışan başka bir araştırmada317 ise, ilkokul ve lise okul müdürleri üzerinde vaka çalışması deseninde, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve müdürlerin karşılaşılan etik ikilemler üç tema halinde gruplandırılmış ve şu şekilde rapor edilmiştir:

 Üst yönetimin baskısı ve vicdan arasındaki ahlaki ikilemler,  Bir öğretmen ve diğer öğretmenler arasındaki ahlaki ikilemler,  Öğretmen ve öğrenciler arasındaki ahlaki ikilemler.

314 Turan vd., a.g.e., s.11-34.

315 Saffet Karayama, «Farklı Kurumlarda Görev Yapan Okul Yöneticilerinin yaşadıkları etik ikilemler ve bu ikilemler karşısında tutum ve davranışları.» Abstracts & Proceedings of INTCESS 2018-

5th International Conference on Education and Social Sciences,. İstanbul, Turkey, 2018.

ISBN: 978-605-82433-2-3

316 Aydın, a.g.e., 2014, s.88-93. 317 Karadağ vd., ,a.g.e.,s.77-98.

102

Bu çalışmada elde edilen sonuçlara göre, okul müdürlerinin sırası ile; eleştiri etiği, adalet etiği, özen etiği ve meslek etiği gibi farklı etik bakış açıları ile karşılaştıkları etik ikilemlerle başa çıkmaya çalıştıkları belirtilmiştir.

Okul yöneticilerinin etik karar verme davranışları incelenirken; kararın etikliğine mi? yoksa kararın yukarıda açıklanan politikalar temelinde düzenlenen yasa ve yönetmeliklere uygunluğuna mı bakacağı sorusu gündeme gelmektedir. Resmi prosedür ve mevzuatta, yöneticiye bırakılmış bir özgür alandan bahsedilmez. Ancak bazı detayların mevzuatta yer almaması mümkündür. Böyle durumlarda yöneticinin kendi sezgi ve vicdanı ile aldığı kararlar ortaya çıkmaktadır. Buna takdir hakkı denilmektedir. Etik karar verme sorunu da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Bu alanda ortaya çıkan sorunlar idari yargıda ele alınmakta ve takdir hakkının sınırsız ve subjektif kullanılamayacağı ilkesi kabul edilmektedir. Aydın318, yöneticinin yasalara uygun davranması ve salt bu hükümlere bağlı kalarak karar vermesinin etik için yeterli olmadığını belirtmiştir. Yasa ve yönetmelikler, hatta eğitim politikaları da zamanla değişmekte ancak etik ilkeler aynı kalmaktadır.